otomobilde_hangi_markada_hangi_kampanya_var13750734740_h1055883

Aston Martin

İngiliz otomobil üreticisi firma.

1913 yılında Londra’da küçük bir atölyede Lionel Martin ve Robert Bamford tarafından kurulmuştur. İlk otomobillerini 1914 yılında piyasaya sürmüşlerdir. Aston Martin otomobilleri tamamen el yapımı olup, üzerlerine, en son parçayı monte eden işçinin adı yazılır. Araçta plastik madde kullanılmadığından küllük, düğmeler ve havalandırma ızgaraları alüminyumdan imal edilir.

Alfa Romeo

1910 yılında İtalya’nın Milano şehrinde, Milano’lu aristokrat bir aile tarafından kurulmuş olan bir otomobil üreticisidir. Özellikle 1960’lı yıllarda Avrupa’da popüler bir marka haline gelen Alfa Romeo, 1986 yılında Fiat’a katılmıştır. Yönetimi Fiat’ın elindedir. Ürettiği spor model otomobillerle dikkat çeken Alfa Romeo, ilk zamanlar kamyon, minibüs ve troleybüs gibi çeşitli vasıtaları da üretsede daha sonra sadece binek otomobil üretmeye karar vermiştir.

Anadol

Türkiye’de tasarlanan ve üretilen ilk otomobilin Anadol olduğu düşünülür. Ancak Anadol’un tasarımı İngiliz Reliant firmasınca yapılmış (Reliant FW11) ve Otosan’da bu firmadan alınan lisansla üretim yapılmıştır. Anadol’un şasi, motor ve şanzımanları ise Ford’dan temin edilmiştir.

Tasarım ve mühendislik anlamında ilk Türk otomobili ise “Devrim”‘dir. Devrim’den daha önce de (1953 yıllarında) otomobil imali üzerinde “deneme mahiyetinde” diye adlandırabileceğimiz çalışmalar olmuştur, buna karşın Devrim’e ilk Türk yapısı ve hattâ ilk Türk tipi otomobil gözüyle bakılabilir.

Türkiye’de seri üretime geçen ilk otomobilin Anadol olduğu iddia edilse de bu ünvanın esas sahibi Nobel 200 isimli bir küçük otomobildir. Dünyanın birçok ülkesinde lisansla üretilen bu otomobil ;Türkiye, İngiltere ve Şili’de Nobel, Almanya ve Güney Afrika’da Fuldamobil, İsveç’de Fram King Fulda, Arjantin’de Bambi, Hollanda’da Bambino, Yunanistanda Attica, Hindistan’da Hans Vahaar markalarıyla yollara çıkmıştır. Türkiye’de montajına 1958 yılında başlanan bu küçük otomobilin üretimine 1961’de son verilmiştir. Dünya’da ise 1950-1969 yılları arasında üretimde kalmıştır.

Anlaşma girişimleri
Vehbi Koç tarafından 1928 yılında kurulan Otokoç, 1946 yılında Ford Motor Company’nin temsilcisi olmuş, 1954’ten sonra da Türkiye’de bir otomobil üretmek için Ford temsilcileri ile görüşmeye başlamıştır. 1956 yılında Vehbi Koç, dönemin başbakanı Adnan Menderes’ten bir mektup alarak Bernar Nahum ve Kenan İnal ile Henry Ford II’ye gitti. Bu temaslar işe yaradı ve işbirliği yapılmasına karar verildi. 1959 yılında Koç grubu Otosan’ı kurdu. Ford kamyonların montajı Otosan’da başladı.

Fiberglas fikri ve otomobil üretimi
1963 yılında Bernar Nahum ve Rahmi Koç İzmir Fuarı’nda iken İsrail yapımı bir fiberglas araç dikkatlerini çekti. Saç kalıp üretimine göre çok ucuz olan bu yöntem yerli otomobil üretimine başlama konusunda Vehbi Koç’u cesaretlendirdi. 19 Aralık 1966’da piyasaya çıkmış ve kendisini ilk Türk otomobili olarak ilân etmiştir.[4] Koç Holding ve Ford ortaklığıyla üretilen Anadol’un tasarımı İngiliz Reliant firmasına ait olup araçta Ford firmasından tedarik edilen şase ve motorlar kullanılmıştır. Anadol’un üretimi 19 Aralık 1966’da başlamıştır.

Anadol ismi ve üretim
Anadol adı Anadolu kelimesinden gelmekte olup açılan isim yarışması sonucunda finale kalan, Anadolu, Anadol ve Koç arasından seçilmiş ve Otosan Otomobil Sanayi A.Ş. tarafından İstanbul’daki fabrikada üretilmeye başlamıştır. Anadol’un amblemi Hititlilerin geyik heykellerinden birini sembolize etmektedir. 1966’dan 1984’e kadar devam eden Anadol üretimi, 1984’te durdurulmuş bunun yerine Ford Motor Company lisansı altında dünyada üretimden kalkmış olan Ford Taunus’un üretimine başlanmış, ancak Otosan 500 ve 600D pikap üretimi 1991 yılına kadar devam etmiştir. Bugün, Otosan Ford Motor Company lisansı altında Ford hafif ticari araçlarının üretimine Gölcük’teki yeni tesislerinde devam etmekte ve başta Avrupa Birliği olmak üzere pek çok ülkeye Ford Motor Company lisanslı otomobil ihracatı yapmaktadır.

Aracın özellikleri ve satışı
Anadol’un üretimi 19 Aralık 1966’da başlamış olsa da, satış ve trafik tescili için gerekli olan “Yeterlilik Belgesi” ve “Araçların imal, tadil ve montajı hakkında teknik şartları gösteren Yönetmelik” onayı Makina Mühendisleri Odası’ndan 28 Şubat 1967 tarihinde alınmış ve dolayısı ile Anadol satışları bu tarihten sonra başlamıştır.

Anadol’un ilk modelleri İngiliz Reliant ve Ogle Design tarafından tasarlanmıştır. Bütün modellerinde kaportası cam elyafı ve polyesterden yapılan Anadol’da motor olarak da Ford motorları kullanılmıştır. İlk kullanılan motor, Ford’un Cortina modelinin 1200 cc’lik Kent motorudur.

1966 Aralık ayında satışa sunulan Anadol 1984 yılında üretimi durdurulana kadar 87 bin adet satılmıştır. Az sayıda kalan örnekleri, günümüzde klasik kabul edilmekte, meraklıları tarafından korunmakta ve kullanılmaktadır. Ayrıca ortadan kesilerek kamyonet yapılmış biçimleri ile adını aldığı Anadolu’nun küçük şehirlerinde halen kullanılmaktadır. Ayrıca İngilizler Anadol’un aynısını Yeni Zelanda’da üretmek için çaba göstermiş olup, günümüzde Yeni Zelanda’ya ait bir adada kullanılan Anadol’a rastlanmaktadır.

Audi

Alman bir otomobil şirketidir; Volkswagen grubunun bir markasıdır. Şirketin merkezi Ingolstadt, Bavyera’da bulunmaktadır.

Şirketin geçmişi 1899 yılına ve August Horch’a dayanmaktadır. İlk Horch otomobili kendisi tarafından 1901 yılında tasarlanmıştı. 1910 yılında Horsche şirket dışarısına atılmış ve kendi adını eski ortaklarıyla olan anlaşmazlıklar nedeniyle artık yaptığı tasarımlarda kullanamayacak hale gelmişti. Eski Almancada anlamı “Dinle!” olan “horch”, Latincede aynı anlama gelen Audi’yi markası olarak kullanmaya başladı.

1932 yılında Audi, Auto Union’u oluşturmak üzere Horch, DKW ve Wanderer şirketleri ile birleşti. Auto Union kullandığı birbirine bağlı dört halka da bugün Audi’nin logosu olarak kullanılmaktadır.

Bentley

Bir İngiliz lüks otomobil üreticisidir. Bentley İngiltere’de 18 Ocak 1919 yılında Walter Owen Bentley tarafından kurulmuştur. Başlangıçta sadece motor ve şasi üretimi yapan şirket I. Dünya Savaşı’nda uçak motorları üretmesinin ardından; lüks otomobiller üretmeye başlamıştır. 1931 yılında Rolls-Royce tarafından satın alınan Bentley, 1998 yılına kadar aynı teknik kadro ile birbirlerine oldukça benzeyen modeller sunmuştur. 1998 yılında, Volkswagen’e 430 Milyon Paund’a satılan Bentley; 2005 yılında 3654’ü Amerika Birleşik Devletleri’nde olmak üzere, toplam 8627 araba satmıştır. Le Mans yarışlarında 6 birincilik kazanan firmanın merkezi ve fabrikası Manchester yakınlarındaki Cheshire’dadır.

BMW

Bayerische Motoren Werke AG (Türkçe: Bavyera Motor Fabrikaları) veya yaygın olan kısaltmasıyla BMW, 1916 yılında kurulan Alman, otomobil, motosiklet, motor ve bisiklet üreticisi. BMW ayrıca, Mini ve Rolls-Royce, otomobil şirketlerinin sahibidir. Çalışan sayısı 107.539 dur. 2007 cirosu 56,018 Milyar Avro’dur, aynı yıl 1.541.503 otomobil üretmiştir. Bu üretimin 1.302.774 adet BMW markası altındadır. Ayrıca aynı yıl motosiklet üretimi 103.396 adettir. Sadece motorsporlarına özel BMW M’i de bünyesinde bulundurur

Şirketin sloganı ve resmî kurumsal dili İngilizcedir. Sloganı ‘sheer driving pleasure’ (Gerçek Sürüş Keyfi). Bu sloganla, ünlü Alman teknolojisini ve AR-GE’deki kendine güveni vurgulamaktadir.

Şirket, 1913 yılında Karl Friedrich Rapp tarafından Almanya’nın Münih kentinde kurulmuştur ve mimari olarak meşhur merkezi halen oradadır. İlk zamanlarda sadece uçak motoru üreten şirket, 1928 yılında satın aldığı Fahrzeugtechnik Eisenach A.G. otomobil şirketinden sonra otomobil üretimine girmiştir. BMW ilk otomobil seri üretimini 1929’da 3/15 PS ismindeki otomobil ile başlamıştır. 1945 yılında 2. Dünya Savaşi’ nın sona ermesi ile birlikte müttefik kuvvetler firmanın fabrikalarını kullanılamaz hale getirmiş ve BMW 1948 yılında daha ucuz motorsiklet üretimine geçene kadar mutfak ve bahçe malzemeleri üretmiştir. BMW’ nin otomobil piyasasına dönüşü 1950′ li yıllarda olmuş olsa da düşük satışlar pek iç açıcı olmamiş ama firma 1960′ lı yıllarda muhtelif spor sedan ve spor kompakt modeller ile başarıyı yakalamıştır.

BMW ilk olarak uçak motoru üretimi yapan bir firmaydı. Bu yüzden parçalı amblemin mavi kısmı gökyüzünü beyaz kısmı da uçak pervanesini temsil etmektedir. Başka bir iddia ise amblemdeki mavi beyaz renklerin Bavyera eyaletinin renklerinden geldiğidir.

Bugatti

1909 yılında yüksek performanslı otomobiller üretmek için Ettore Bugatti tarafından Fransa’da Mulhouse şehrinde kuruldu. II. Dünya Savaşı’nın başlamasına kadar dünyanın en prestijli ve hızlı otomobillerinden bazılarını üretmiştir. Savaşın başlaması ile başlayan maddi sorunlar ve Ettore Bugatti’nin oğlunun ölümü sonrasında iflas etmiştir ve uçak parçası fabrikası da satılmıştır. 1998 yılında Volkswagen grubu isim haklarını satın alarak Bugatti markasıyla yeniden üretime başlamıştır.. Firmanın VW kontrolü altında ürettiği ilk modeli olan Bugatti Veyron, 407 km/s son hıza ulaşabilmektedir ve 1001 beygir gücüne(1250 nm tork) sahiptir. . 4 Milyon Euro’luk fiyatıyla seri üretim halindeki en pahalı otomobillerden biridir. Tarihsel olarak bakıldığında da, bilinen şimdiye kadar en yüksek fiyatla satılmış otomobil, sadece 6 adet üretilmiş olan 1926 model “Bugatti Royale” dır. Japonya`da $15 milyon a satılmıştır.

Cadillac

ABD’li lüks otomobil markası ve General Motors grubunun bir parçasıdır. 1902’de Henry Martyn Leland tarafından kurulan bu şirket adını Fransız kâşif, Detroit şehrinin kurucusu Antoine Laumet de la Mothe, Sieur de Cadillac’tan almıştır

Chevrolet

1911’de kurulmuş olan ABD’li bir otomobil markasıdır. Adını Kurucusu Louis Chevrolet’in soyadından almaktadır. 1918’de % 54.6’sını satın alan General Motors bünyesine geçmiştir. Chevrolet’nin kısaltılmış adı Chevy’dir. 2015 sonu itibari ile Batı ve Doğu Avrupa’dan çekilme kararı almıştır.

Chrysler

Chrysler Anonim Şirketi 1925`te ABD`de kurulan, daha sonraki yıllarda da Dodge markasını satın alarak 1930’lu yıllarda Amerika’nın en geniş servis ağına sahip markası haline gelen Detroit, Michigan merkezli otomotiv firmasıdır.

1980’li yıllarda Mitsubishi markası ile ortak üretimler yapmış ve iflasın eşiğinden Voyager-Grand modeli ile dönmüştür. Chrysler, Dodge, Plymouth ve Jeep markaları adı altında üretim yapmıştır. Dodge, Jeep ve Chrysler, 2000`Haziran’ında Daimler-Benz’in satın almasıyla Daimler Chrysler otomotiv grubunun parçası haline gelmişlerdir. Bu ortaklığın ilk ürünü de 2002 yılında 3 milyon km test edilerek piyasaya çıkartılan, Amerika’daki adıyla Liberty, Avrupadaki adıyla Cherokee’dir. Firma 2007 yılında zarar ettiği için yüzde 80.1 hissesi 7.41 milyar dolara Cerberus şirketine satılmıştır.

2008 yılında başlayan ve 2009’un ilk aylarında devam eden küresel mali kriz sonucu 20.01.2009′ tarihinde Fiat Chyrsler’in %35’ini aldığını ve anlaşma gereği bu hisse değerini %55’e çıkarma imkânının olduğunu duyurarak Chyrsler’i maddi sıkıntıdan biraz olsun kurtarmıştır. 20 Ocak 2014 tarihinde ise Fiat, Chrysler’in %100’ünü satın almıştır.

Citroen

André Citroën tarafından 1919 yılında kurulan Fransız otomobil üreticisi. Günümüzde PSA Peugeot Citroën`in bir parçasıdır.

Fransızların çift açılı çavuş amblemi, daha önce başka bir Citroën ürünü olan dişli çarklarda kullanılıyordu. 1919 yılında araba yapımına başlayan Fransızlar, ürettikleri ilk arabalarında da çift açılı amblemi kullanmayı uygun buldular.

Dacia

Dacia, 1966 yılında Romanya hükümetinin açmış olduğu ihale sonucu kurulmuş, adını Romanya topraklarının eski adı olan Daçya’dan alan, 1999 yılında Renault bünyesine geçen Romanyalı otomobil üreticisi. Ayrıca Renault’nun Romanya’daki markasıdır.

1968 yılında bütün parçaları Fransa’dan ithal edilerek montajı yapılan ve Piteşti’deki fabrikasında boyanan Renault 8 modelini Dacia 1100 adıyla piyasaya vererek üretime başladı. Dacia 1100, 4 kapılı 5 kişilik karosere ve arkadan konumlandırılmış 1100 cc’lik 4 silindirli 46 BG gücünde motora sahipti. 133 km/sa. azami hıza sahipti ve 100 km’de ortalama 6,6 lt benzin tüketiyordu. Dacia 1100 modeli 1971 yılına kadar üretimi devam etmiştir.

1969 yılında Renault 12 modeli Fransa’da üretilmeye başlayınca Dacia da 1300 adı ve kendi logosu altında 12’yi montajlamaya başladı. Dacia 1300’lerde 1289 cc’lik 54 bg motor kullanıldı. Azami hızı 144 km/saatti ve 100 km’de 9,4 lt yakıt tüketmekteydi. Türkiye’de Renaut 12’lerin üretimine Dacia’dan 2 yıl sonra 1971 yılında başlanmıştır.

Dacia 1300 montaja başlandıktan itibaren donanım farkı olan üç sürümle satışa sunuldu. Bunlar 1300 Standart, 1300 Super ve 1301 modelleridir. 1301 sadece Romanya Komünist Partisi üyeleri için üretilen bir modeldi ve bugünün araçlarında standart olan arka cam rezistansı ve 1300 modellerinde olmayan başka donanımlar içeriyordu.

1973 yılında Fransa ile aynı anda Renault 12 Break olarak adlandırılan ve 12’nin Türkiye’de en popüler modeli olan Station Wagon Romanya’da 1300 Break adıyla üretilmeye başlandı. Yine 1975-1982 yılları arasında kısıtlı sayıda (1500 kadar) 1302 adıyla bir pick up modeli de üretildi. 1302 modelinin çoğu Fransızların eski sömürgesi olan Cezayir’e ihraç edildi. Bu dönemde Renault’nun orta üst sınıfta bulunan 20 modeli de montaj yöntemiyle üst düzey Romen yöneticilerin kullanımına sunuldu.

1979 yılında Renault 12 ve dolayısıyla Dacia 1300 makyaj geçirmiş ve bir Doğu Avrupa markası şaşırtıcı olarak çeşitli donanım seçenekleri bu yıllarda ürün gamına eklenmiş (Standart, MS, MLS, S, TL, TX) baz modelin adı 1310 olarak değiştirilmiştir. İlerki yıllarda da 1185 cc’lik Dacia 1210, 1397 cc’lik Dacia 1410 modelleriyle ürün gamı genişlemiştir.

1981 yılında Dacia 1310 baz alınarak tasarlanmış tek kapılı 1310 Sport ve daha sonra da Dacia 1410 bazlı bir 1410 Sport modelleri sınırlı sayıda üretilmiştir.

Dacia 1981 a yılından sonra uyguladığı çeşitli makyajlarla Renault 12 modelini üretmeye devam etmiş, 2 ve 4 kapılı pick up’lar dışında 1310 modeli baz alınarak hatchback modeli ve 12 modelinin tamamen dışında küçük boyutlu ve motorlu 500 Lastun modelini 1988-89 yıllarında kısa bir süre için üretilmiştir.

Dacia eski bir Peugeot modeli olan 309’u baz alarak ürettiği Solenza modeliyle özellikle Romanya’da önemli satış rakamlarına ulaştı. Daha önceki modeli Süper Nova’nın iyileştirilmiş versiyonu olan Solenza 1999 yılında Renault’nun Dacia’yı dünya markası yapmak için geliştirmesine büyük katkılar sağladı.

Daewoo

Güney Koreli şirket topluluğu idi. Dewoo Sınai adı altında 22 Mart 1967’de kurulmuştur. 1972 yılında otomotiv alanında faaliyete geçmiştir. 1999 yılında iflas etmiştir. Güney Kore hükümeti firmanın iflasıyla kalan 76 milyar dolarlık borcu üstlenmek zorunda kalmıştır. Daewoo’nun eski başkanı Kim Woo Chung’u kötü yönetim, bilanço sahtekarlığı ve yurt dışına para transferi nedeniyle 10 yıl hapis, 21 milyar dolar da para cezasına çarptırmıştır. Daewoo’nun otomobil üretimi yapan iştiraki “Daewoo Motor” dünyanın en büyük otomobil üreticisi ABD’li GM (General Motors) satın alınarak, diğer Daewoo iştiraklerinden ayrılmış ve “GM Daewoo” (GMD) adını almıştır.

Türkiye’ye Chevrolet tarafından pazarlanır.

Daihatsu

1907’de kurulan Japon otomobil markası.
1998 yılından itibaren Türkiye’de bulunan Daihatsu, 2005 yılından bu yana Daihatsu Türkiye Motorlu Araçlar A.Ş. ismiyle faaliyet göstermektedir. Türkiye’de toplam 3 adet binek araç modeline sahiptir. 2006 Mayıs ayında satışa sunulan tasarım ödüllü SUV modeli Terios 1.5 lt (ikinci nesil), şehir içi sürüş için mükemmel kullanım olanağı sunan 4X4 Terios 1.3 lt, ekonomik ve çevreci TeriosECO (LPG’li) Daihatsu’nun, Türkiye’deki mevcut modelleridir.

Dodge

Amerika Birleşik Devletleri kökenli otomotiv markası. Horace Dodge ve John Dodge kardeşler tarafından kurulan firma ilk kurulduğunda Ford Model T için parça üretmiştir. Otomobil üretimine başladıktan sonra 1914’ten 1927’ye kadar Dodge Brothers Motor Vehicle Company ismini kullanmıştır. 1928’de Chrysler A.Ş. tarafından satın alınmıştır. Şirket 1970’li yıllarda aile otomobilleri, 1980’li yıllarda ise küçük hacimli ve önden çekişli otomobil üretimine başlamıştır. 1990’lı yıllarda ürün gamına pikap ve ligt-truck modellerini de katmıştır. Chrysler ile birlikte 2002`de DaimlerChrysler Otomotiv Grubu`na katılmıştır. Ancak 2007 yılında DaimlerChrysler Grubunun dağılması sonucu, bağlı bulunduğu ana firma Chrysler Grubunu Cerberus adlı yatırım firması tarafından satın alınmıştır.

Ferrari 

Merkezi ve kuruluş yeri İtalya’nın Modena şehrinin yakınındaki Maranello’da olan İtalyan bir lüks spor otomobili üreticisidir. 1929’da Alfa Romeo’nun yarış takımı olarak kurulmuş, 1947’de pist dışına da yasal olarak uygun otomobil üretimine başlamıştır.

Ferrari’nin hikayesi, Enzo Ferrari’nin yaşam hikayesi olarak kabul edilir. Ferrari üzerine yayınlanan hemen hemen tüm belgeseller ve tanıtımlarda Enzo Ferrari’nin yaşam hikayesi anlatılır.

Tarihçe

Enzo Ferrari, Modena şehrinde 1898 yılında dünyaya geldi. I. Dünya Savaşı’nda babasını ve kardeşlerini kaybettikten sonra 1916 yılında, henüz 18 yaşındayken yalnız kaldı. Yarışçılık kariyeri de bu dönemlerde başladı.

1920 yılında Alfa Romeo’nun yarış pilotlarından biri oldu, ismi de bu dönemde bir efsane misali kulaktan kulağa yayıldı. Onun da öncülüğünde Alfa Romeo araba yarışçılığının bir numaralı ismi oldu. Enzo Ferrari’nin hız tutkusu ve daha önce hiç kimsenin ulaşamadığı hızlarda virajları dönebilme kabiliyetinin yanı sıra arabasının ergonomisinden motor aksamına her şeyiyle ilgilenmesi, onu araba yarışları tarihinin ölümsüzleri arasına soktu.

1929 yılında Scuderia Ferrari’yi Alfa Romeo’nun yarış takımı olarak kurdu. 1932’ye kadar yarışmaya devam etti; ancak oğlu Dino Ferrari’nin doğumuyla yarışlardan ayrılarak, otomobil fabrikasının işlerine geçti. Bu dönemde araba motorlarının güçsüzlüğü ve hafif spor arabaların gelişmesi üzerine çalışmalara başladı.

Kontrolündeki yarış takımı katıldığı tüm yarışları kazandı, sadece 1935’te Mercedes’e geçildi. 1935’te Mercedes’in bu yarışı kazanmasında Castrol’un deterjan bazlı motor temizleyicisi büyük rol oynadı. Bu motor temizleyicisi, Mercedes’in motorunu Alfa Romeo’dan daha üstün performanslı ve istikrarlı kılmıştı. Ertesi yıl Castrol ürünlerini Alfa Romeo da kullanmaya başladı; günümüzde de hâlâ Castrol motor bakımı ürünleri sunmaktadır.

Enzo Ferrari’nin yarış otomobillerini yaratma becerisi onu Alfa Romeo’nun sportif direktörü yaptı. Ancak Enzo Ferrari’nin detaylarına bakmadan imzaladığı direktörlük kontratında, ayrılması durumunda 4 yıl başka bir yarış takımında çalışamayacağı ve tasarım yapmasının yasak olduğu kuralı vardı. Böylece kendi yarattığı, o güne kadar eşi benzeri görülmemiş otomobil ergonomisini geliştirmesine de izin verilmedi.

Direktörlükten ayrılmasıyla Auto-Avio Costruzioni’yi kurdu. Bu şirket bazı yarış takımlarına parçalar satıyordu. Doğduğu şehir Modena’da küçük bir araba üretimi atolyesi kurdu ve burada sadece kendinin kullanması için bir araba yapmaya çalıştı. Ancak II. Dünya Savaşı’nın başlamasıyla İtalya zor günler geçirmekteydi. Modena’nın bombalanmasıyla, tasarımına yeni başladığı arabayı da bitiremeden Maranello’ya taşınmak zorunda kaldı. Yıllar sonra Ferrari Modena 360, Enzo Ferrari’nin kütüphanesinde kalan basit bir ön tasarımı baz alarak Pininfarina tarafından yapılacaktır.

Ferrari’nin kuruluşu ve maddi sorunlar
Maranello’ya kaçışı sonrasında, burada tekrar bir atolye kuran Enzo Ferrari, 1946’da dünya otomotiv tarihin en çok “düşlere giren” ismi Ferrari’yi kurdu.

Ferrari 1951 yılında İngiltere Grand Prix’sinin yanı sıra Le Mans’da da 14 zafer kazandı. 1960 ve 1965 yılları arasında 6 yıl üst üste Le Mans’ı kazanması da Ferrari’yi otomobil yarışçılığının en büyük ismi yaptı. Ancak gelişen dünya ekonomisi sürecinde profesyonelce işleyen şirketlerin hızına erişemedi.

Maddi olarak büyük sorunlar yaşayan Ferrari’nin yaşadığı bu sorun halen günümüzde profesyonelce işlemeyen şirketlerin hazin sonunu simgelemektedir. Genelgeçer bir görüş olarak, profesyonel bir şirketin bir bankadan borç almaya çalışması gerekirken Enzo Ferrari şirketi ayakta tutabilmek için İtalyan Mafyası’ndan borç aldı

Dino Ferrari’nin ölümü
İtalyan Mafyası’na borcunu geri ödeyemeyen Enzo Ferrari’nin oğlu Dino Ferrari, yaygın kanıya göre (filmlerde ve belgesellerde anlatıldığı üzere) İtalyan Mafyası tarafından zehirlenerek öldürüldü. Bu konudaki bir başka görüşe göre, mahkeme tutanakları “kas gelişememezliği” hastalığından öldüğünü yazar. O dönemde İtalyan medyası bunu Dino Ferrari’nin uyuşturucu kullanmasıyla da ilgili olduğunu sunmuştur; ancak Dino Ferrari’nin 24 yaşında vefat etmesine rağmen arabalar üzerine müthiş bir bilgisi olması, Formula 2 arabaları için V6 motorunu daha 23 yaşındayken düşünüp, Vittorio Jano’ya da ertesi yıl ölmeden önce teknik düşüncelerini iletmiş olması onun son günlerinde bile oldukça zinde olduğunu gösterir.

1956’da Enzo Ferrari hukuksal anlamda bu olayın üzerine fazla gidemedi, zira bu dönemde gerek İtalya, gerek Amerika’daki illegal yaşam ve mahkemeler; Sicilya’daki aileler tarafından yönetilmekteydi.

Oğlunun ölümü üzerine Enzo Ferrari, “Ferrari Dino” serisini yarattı. Ancak bu arabaya Ferrari logosu konulmasına şiddetle karşı çıktı.[kaynak belirtilmeli] Bu nedenlede araca “Dino” yazan bir logo konuldu. Bu tasarım Ford’un yarattığı en hızlı ve yarışlardaki en başarılı arabası Ford GT40’a da ilham kaynağı olacaktı.

Ferrari’nin Fiat’a satılması
Ford Ferrari’yi satın almak üzere 1963’te 18 milyon dolarlık bir teklif sundu. Enzo Ferrari hemen hemen her konuda anlaştı, ancak Ford’un yarış takımını kontrol etme isteği Enzo Ferrari tarafından reddedildi ve anlaşma bozuldu. Bu da Ford’un o dönemde yarışlara girmesine sebep oldu. 1969’da oldukça güç durumda kalan Enzo Ferrari şirketin hisselerin yarısını Fiat’a vererek, yönetimden bir adım geri çekildi. Fiat daha sonraki süreçte de hisse alımına devam ederek günümüzde şirketin %90’ının sahibi olmuştur.

Ford’un Ferrari tarafından hazırlıkları yapılmış, birçok masrafa girilmiş projesinin iptal olması ardından; Ford “Ferrari” projesine “Ford GT40″ ismi altında devam etti. İki yıl deneme sonrasında, Ferrari’yi yarışlarda geçmesi de Amerikan otomobil yarışçılığının en büyük günlerinden biri olarak kabul edilir. Fiat ayrıca Alfa Romeo, Maserati gibi otomobil markalarına da sahiptir.

§Pininfarina’nın Ferrari’yle buluşması ve Enzo Ferrari’nin ölümü[değiştir | kaynağı değiştir]

Ferrari Testarossa
1969, Ferrari’nin tarihindeki en önemli yıllardan biridir. Bu yıl Enzo Ferrari tasarımcı dostu Battista Farina’nın oğlu Sergio Pininfarina’ya, çizdiği muhteşem çizgiler doğrultusunda şans tanıdı. Prototip olarak sunulan 1969 Ferrari 512s, 1967 Ferrari 206 Dino’nin daha ince ve modern çizgilerle yaratılmış halidir. Üretime geçen 1971 Ferrari BB ile Ferrari dünya otomobil dünyası arenasına tekrar girdi.

1984 yılı, Pininfarina’nın otomotiv dünyasını yeni bir çağa başlatmasına şahit oldu. Tüm zamanların en güzel tasarımlarından biri olarak gösterilen Ferrari Testarossa satışa sunulur sunulmaz yüksek fiyatına rağmen lüks otomobillerde satış rekorları kırdı. Testarossa, halen günümüz spor arabalarının çizgilerini örnek aldığı efsanevi bir otomobil haline dönüştü.

1988’de Enzo Ferrari, Ferrari’nin 40’ıncı yılı için üretilen F40’ın sunulmasından bir yıl sonra vefat etti. Enzo Ferrari en çok beğendiği Ferrari’nin F40 olduğunu söylemiştir.

Ferrari F40’ın ilk sahibi, dünya tarihinin en büyük futbolcularından biri olarak gösterilen Diego Armando Maradona’dır. AC Milan başkanı Silvio Berlusconi, Napoli’nin Maradına ile Serie A şampiyonu olması ve 1987’de İtalya Kupası’nı alması üzerine Maradona’ya transfer teklifinde bulundu. Napoli başkanı Corrado Ferlaino da, Maradona’yı Napoli’de tutabilmek için ona Ferrari tarafından üretilen tek siyah renk F40’ı hediye etti. Maradona da hâlâ günümüzde kararını Ferrari yüzünden verdiğini söylemektedir.

Enzo Ferrari’nin 1988’de 90 yaşında ölümünün ardından eski sportif direktör Luca Cordero di Montezemolo başkan olur.

1990’lı yıllarda Ferrari Ferrari V12 motoru 1992 Ferrari 456 GT , 1994 F355 ve 1996 550 Maranello takibi senelerde sunan Ferrari; Dünya’nın dört bir yanında en güzel lüks spor araba olarak tanınmasını sağladı. Ferrari, kuruluşunun 50’inci yılında F50 modelini limitli sayıda üreterek dünyaya sundu.

1979′ dan sonra Formula 1 pilotlar şampiyonluğunu ve 1984′ den sonra da takımlar şampiyonluğunu kazanamayan Scuderia Ferrari yarış takımı, 1990 yılında McLaren’den ayrılan Alain Prost ile anlaştı. 1990 yılının son yarışı Suzuka Büyük Ödülü’nde Ayrton Senna’nın Alain Prost’a kasıtlı çarpması sonucu şampiyonluğu kaçırdı. 1991 ve sonrasında yeteri kadar mücadeleci bir Formula 1 aracı üretemeyen Ferrari, birkaç yıl daha şampiyonluk mücadelesine giremedi.

1993 yılında takımın yönetimine Jean Todt’un getirilmesi ile yeniden yapılanmaya giden Scuderia Ferrari, 1995 yılının sonunda 1994 ve 1995 yıllarının dünya şampiyonu Michael Schumacher ile anlaştı. 1996′ da kötü bir sezon geçiren takım, 1997 ve 1998 yıllarında şampiyonluk için tekrar güçlü bir aday olmasına rağmen yine son yarışlarda şampiyonluğu kaçırdı. Ferrari, 1999 İngiltere Büyük Ödülü’nde 1. pilot Michael Schumacher’in kaza yaparak ayağını kırması sonucu yarışlardan uzak kalmasına rağmen, Eddie Irvine ile şampiyonluk mücadelesine devam etti. Ferrari, pilotlar şampiyonluğunun yine son yarışta kaybetmesine rağmen, 1984 yılından beri kazanamadığı “Formula 1 Takımlar Şampiyonu” unvanını kazanmayı başardı.

2000’li yıllarda Ferrari

Michael Schumacher 2005 ABD Grand Prix öncesi basın toplantısında
2000 yılında Mika Hakkinen ve McLaren’e karşı Michael Schumacher ile kazanılan pilotlar şampiyonluğu, 21 yıl sonra kazanılmış ilk “Formula 1 Pilotlar Şampiyonluğu” unvanı olmasının yanında 5 yıl sürecek bir başarının da başlangıcı oldu.

2001’de McLaren ve BMW Williams’ın ortak olduğu şampiyonluk yarışını önde tamamlayan Ferrari, 2002’de radikal özelliklere sahip F2002 adlı araç ile büyük bir üstünlük sağlayarak şampiyonluğu sezonun bitiminden çok önce elde etmeyi başardı. 2002 yılının sonunda Ferrari’nin bu üstünlüğü nedeniyle Uluslararası Otomobil Federasyonu (FIA), Formula 1′ de masrafları azaltarak diğer takımların rekabet gücünü arttırmak amacıyla bazı kural değişikliklerine gitti.

2003’te yeni kurallardan etkilenmesine rağmen tekrar hem takımlar hem de pilotlar şampiyonluğunu kazanmayı başardı.

2004’te F2004 ile 18 yarışın 15’ini kazanarak 2002’deki üstünlüğünü daha da ileri taşıyan Ferrari’nin 2004’ü de domine etmesinin üzerine FIA daha radikal kural değişikliklerine gitti. 2005’te aleyhine değiştirilen kurallara ayak uyduramayan Ferrari, araç ile lastik arasında yaşanan uyumsuzluk ve kural değişikliklerinin amacına ulaşması sonucunda şampiyonayı ancak 3. olarak tamamlayabildi.

2006 yılında yapılan yeni kural değişiklikleri ve 3 litre V10 motordan 2.4 litre V8 motora geçişle birlikte yeniden bir toparlanma dönemine giren Ferrari, şampiyonluk mücadelesine tekrar ortak oldu. Monte Carlo Grand Prix’sinin de şampiyon pilot Michael Schumacher’in diğerlerini engellemek adına aracını yolda bıraktığı gibi bir suçlama yüzünden ve ardından yaptığı motor değişikliği ile garajdan; diğer pilot Felipe Massa’nın da sıralama turlarında yaptıgı kazadan dolayı son sıradan başlaması ile tarihindeki en kötu sıralama ile başlamalarına rağmen Michael Schumacher muhteşem bir sürüş ile böyle zor bir pistte 5.’liği elde ederek şampiyon ruhunu ve tecrübesini ortaya koydu.

F2004, birçok otorite tarafından gelmiş geçmiş en iyi Formula 1 aracı olarak kabul edilir. Michael Schumacher de bu dönemde elde ettiği başarılarla üst üste rekorlar kırarak tüm zamanların en başarılı Formula 1 pilotu olmuştur.

2004 yılı itibari ile, Fiat Ferrari’nin %56’sına, Mediobanca %15’ine, Commerzbank %10’una, Lehman Kardeşler %7’sine ve Ferrari’nin oğlu Piero Ferrari %10’una sahipti.

Ferrari’nin 60’ıncı yıl için tasarladığı F60 modeli “Enzo Ferrari” ismiyle satışa sunuldu.

2007 yılında McLaren Takımı’nın GP2 pilotu Lewis Hamilton’u ve Renault’tan Fernando Alonso’yu transfer etmesi ve Ferrari’nin Michael Schumacher’in emekli olmasıyla boşalan koltuğa McLaren Mercedes’ten Kimi Raikkonen’i oturtmasıyla pistin tablosu hayli değişti.İlk yarış olan Avustralya Grand Prix’ini Kimi Raikkonen kazandı fakat daha sonraki yarışlarda bu yeni transfer beklenen başarıyı istenen seviyede gösteremedi.

Takım arkadaşı Felipe Massa ise kararlı ve yarışı sonuna kadar kovalayan bir tablo çiziyordu.Fakat ilerleyen yarışlarda Raikkonen şampiyonluk mücadelesine yeniden ortak oldu.McLaren Mercedes takımının yeni transferlerinin ve otomobillerinin performansı ise Ferrari’de az da olsa ümit kırmaya devam ediyordu.Özellikle yeni transfer çaylak Lewis Hamilton her yarışta adeta çaylak olduğunu unutturuyordu.Fakat sezon içinde Ferrari’nin teknik şefi Nigel Stepney’in Ferrari’nin otomobili hakkında ki yaklaşık 800 sayfalık teknik bilgiyi rakip takım McLaren’e sızdırdığı ortaya çıkınca Nigel Stepney takımdan uzaklaştırıldı ve FIA’ya başvurulup McLaren’e dava açıldı.Dava sonucunda Mclaren Mercedes’in takım patronu Ron Dennis bilgilerin kullanılmadığını söylese de takım 100 milyon dolarlık bir cezaya çarptırıldı ve 2007 sezonu içinde almış olduğu tüm takım puanları silindi.McLaren şampiyona sonuna kadar otomobilinde hiçbir değişiklik yapmadan yarıştı.2007 sezonun son iki yarışını Ferrari pilotu Kimi Raikkonen kazanarak Pilotlar Şampiyonası’nda birinci oldu.Takım arkadaşı Felipe Massa ise sezonu üçüncülükle kapattı.2007 sezonu bitmesine rağmen olaylar bir türlü durulmadı.McLaren Mercedes sezonunun son yarışı olan Brezilya Grand Prix’inde benzin deposu ısısı ve benzin miktarını gerekçe göstererek Ferrari’nin kazanmasına itiraz etti fakat mahkeme reddetti ve Raikkonen’in birinciliği tescillendi.Biten yarışlar ve bitmeyen olaylar.Formula 1 2007 sezonu skandalların patlak verdiği bir yıl olarak tarihe geçti.

Fiat 

Otomobil üreticisi, finansal ve endüstriyel grup. 1899 yılında Giovanni Agnelli Tarafından Torino`da kurulmuştur. İsmini Fabbrica Italiana Automobili Torino” kelimelerinin baş harflerinden almıştır. Bünyesinde Lancia, Alfa Romeo, Maserati, Ferrari, Chrysler, Dodge, Yamaha Motor Company, Iveco gibi markaları barındırmaktadır. Yani bu markaların bir anlamda sahibidir. Dünyanın en büyük otomobil ve endüstriyel grupları arasında yer alır.

Kuzey İtalya’da bulunan Torino, tamamen yeniliklerle dolu endüstri şehri olarak, Fiat gibi bir sanayi birliğin büyümesi ve gelişmesi için uygun şartlara sahipti. Seçkin bir tüketici grubu için lüks bir ürün olarak üretilen otomobiller, hem İtalya’da, hem de yurt dışında çabucak popüler oldular. Çok kısa bir süre sonra, Fiat, yarış konusunda da kimsenin geçemediği bir duruma geldi.

1909 yılında, Fiat, Birleşik Devletler’de bir fabrika kurdu ve orada özel otomobillerin yanı sıra kamyonet, traktör, tren, gemi motorları ve uçak üretimi de yaptı. 1922 yılında Fiat, sayıları sürekli artış gösteren normal tüketiciler için de uygun fiyata sahip ürünleri olan bir marka olmaya yöneldi. Sanayi Birlik, kendisinin, Birleşik Devletler pazarında açık kalan ve motorize küçük otomobillerle kolayca doldurulacak bir boşlukta olduğunu hissediyordu. “Herkes için bir otomobil”.

50’li yılların ortalarında, milyonlarca küçük Fiat modelinin (Seicento ve Cinquecento) seri üretimi yapıldı. Fiat, otomobili bir kitle malı haline dönüştürmüştü ve İtalyan ekonomi mucizesinin sembolü olmuştu.

Honda

1948 yılında Soichiro Honda tarafından Japonya’da kurulmuş Japon Otomotiv firması. Başlangıçta motosiklet üretimi yapan firma zamanla otomobil, su motoru,(gemi tekne yat vs.) robot, güç ekipmanları (jeneratör, çim biçme aleti vs.) motor (herhangi bir işte kullanılacak akaryakıtlı motorlar) ve uçak üreten bir firma haline gelmiştir. Dünyanın bir numaralı motor üreticisi olan Honda Japon otomotiv sektörünün gelişmesinde ciddi katkılar sağlamıştır. Üretimi ile geniş kitlelere hitap eden firmanın dünyada çok sayıda alıcı kitlesi vardır. Özellikle Amerika, Kanada, Hong Kong, güney amerika ve asya ülkelerinin genelinde Japonya’nın ilk temsilcisi olarak dayanıklılık ve teknolojisi ile satış rekorları kırmıştır.

Merkezi Tokyo’da olan Honda, dünya çapında pek çok ülkede üretim ve satış yapmaktadır. Geçmişten günümüze motor sporlarındaki başarılarıylada ön plana çıkan Honda, başlarda Amerika ve Kanada’da üretimine başladığı Acura markası ile de ciddi başarılar yakalamıştır.

Motosiklet sektöründede yine geniş bir ürün yelpazesine sahip olan firma 1959’dan bu yana dünyanın en büyük motosiklet üreticisidir.

Ayrıca dünyada ilk kez Hava yastıklı (Airbag) motosikleti üreten firmadır.

Ford 

Henry Ford tarafından Highland Park, Michigan, ABD’de 16 Haziran 1903 tarihinde kuruldu. Şu anda merkezi Dearborn, Michigan’dadır.

Michigan’da dünyada ilk otomobil üretimine adım atan, otomotiv sektörü liderlerinden Ford Motor Company, 6 kıtada, 200 pazarda araç üretip, dağıtmaktadır. Dünya genelinde yaklaşık 246.000 çalışanı ve 110 fabrikası vardır. 2007 yılı cirosu 172,455 Milyar dolardır Ford Motor Company’nin ana ve bağlı otomotiv markaları Aston Martin, Ford, Lincoln ve Mercury’dir. Otomotivle ilgili hizmet kuruluşları Ford Motor Credit Company ve Hertz’i de kapsamaktadır. Ford Jaguar ve Land Rover’i 2008 yılında bir Hint şirketi olan Tata’ya, Volvo’yu ise 2009 yılında bir Çin şirketi olan Geely’e satmıştır.

Ford oldukça yüksek sayıda üretime geçerken; endüstrinin de genel anlamda gelişmesinde büyük rol oynadı. Ford, Eli Whitney’nin düşüncelerini kullanarak değişebilir parçaları kullanıyordu. Böylelikle, arabalar daha düşük masraflarda üretilebiliyor ve yenilenebiliyordu.

12 kişinin 28.000 dolar yatırım yaparak kurduğu Ford günümüzde en fazla otomobil satan markalardan biri konumundadir. Henry Ford’un şirket ve fabrika çalışanlarına da otomobil sahibi olabilme olanağı sunarak geliştirdiği Ford Model T 1908 yılında piyasaya sunulmuştur. Henry Ford’un seri üretim metodunu bulmasının üretim hızını arttırması ve maliyetleri düşürmesiyle beraber 1913 yılında 12.5 saat olan şasi üretimi süresi 2 saat 40 dakikaya düşmüştür. Bunun yanı sıra Ford, aynı dönem içerisinde çalışanlarının maaşlarını 2 katına çıkararak günlük 9 saatlik çalışma sürelerini de 8 saate düşürmüştür. Rakip şirketler bunu kapitalizme uygun görmese de yıl sonunda Ford Amerika’daki tüm arabaların %50’sini üretiyordu. 1918 yılında ise, ülkedeki arabaların yarısı Model T olmuştu. Bunun yanı sıra, bu modelin fabrika çıkış renginin siyah olmasının sebebi de siyah boyanın en hızlı kuruyan boya olmasıydı. 1927 yılında Model T yerini Ford Model A’ya bıraktı.

I. Dünya Savaşı sonrasında yaşanan Amerika’daki Büyük Buhran döneminde ise, Amerika’daki tüm şirketlerde olduğu gibi Ford da bir çöküntü yaşadı ve birçok fabrikasını kapatmak zorunda kaldı. II. Dünya Savaşı döneminde tank üreterek şirket ayakta kalmaya çabalarken, savaş sonrasında Ford tekrar eski günlerine dönmeye başladı.

1955 yılında halka açılan Ford, sonraki yıllarda Kanada, Meksika, İngiltere, Almanya, Brezilya, Arjantin, Avustralya, Güney Afrika ve Türkiye başta olmak üzere birçok ülkede fabrikalar açtı. Türkiye’deki ortaklığı %51 The Ford Motor Company, %49’u Otosan A.Ş olarak başladı. 3 Ekim 1997 tarihinde imzalanan bir anlaşma ile Ford ve Otosan hisselerini eşitledi. Böylece Otosan A.Ş. yeni ismiyle Ford Otomotiv Sanayi A.Ş., yani Ford Otosan ortaya çıkmış oldu.

1997 yılında ortaklık eşitlenmesinden sonra Ford Avrupa’nın, ekonomik bulmadığı için askıya aldığı bir proje, Türkiye’nin üretim kabiliyeti ve ekonomik koşulları nedeniyle Türkiye’ye aktarıldı. Bu projenin gerçekleştirilebilmesi için 150.000 adetlik bir kapasiteye ihtiyaç vardı ve İstanbul fabrikası bunun için uygun değildi. Böylece yeni bir yer arayışına başlandı. Birkaç alternatif yer değerlendirildi, sonunda Gölcük’te deniz yoluna açık bir arsa bulundu.

Ulaşılan bu seviye ile Ford Otosan Kocaeli Fabrikası, Avrupa Ford Fabrikaları arasında denetçiler tarafından 2002, 2003, 2004 ve 2005 yıllarında “Best Plant In The World” olarak adlandırıldı ve en iyi notu elde edip birinci oldu.

Bir dönem Ferrari’yi satın alan Ford, Enzo Ferrari’nin yarış takımını, Ford’un yönetmesini istememesiyle bu anlaşmayı bozdu. Bunun peşinden gelen büyük bir rekabet; Ford’un GT40 modeli ile Ferrari’yi yenmesiyle sona erdi. Bunun ardından bu efsane model hem yarışlardan, hem de üretimden çekildi.

Ford’un merkezi günümüzde Dearborn, Michigan, ABD’de bulunmaktadır. Bünyesinde Mercury, Lincoln’u da bulunduran Ford ayrıca Mazda’ya da ortaktır. Bunun yanı sıra ABD’nin en büyük araba kiralama şirketlerinden biri olan Hertz’in de sahibidir.

2005 yılında spor modeli Ford Mustang’e yeni bir yüz sunmuş olan Ford, tasarımında eski Mustang’in ruhunu yansıtan agresif çizgilerini koruyarak 3 farklı modelle beğenileri toplamıştır. 45 yıldır Mustang efsanesini üreten Ford, 2010 modeliyle Mustang’e yeni bir boyut getirmiştir.

Hyundai

Güney Kore’de 1947 yılında Chung Ju-Yung tarafından kurulan şirketler grubudur. İlk Hyundai firması inşaat şirketi olarak kurulmuştur. Hyundai, aralarında inşaat müteahhitliği, otomobil, gemi yapımı, sigortacılık, elektronik, lojistik de bulunan pek çok alanda etkinlik göstermektedir. Hyundai’nin tüm dünyadaki en iyi bilinen markası otomotiv sektöründe faaliyet gösteren ve dünyadaki 5. büyük otomobil üreticisi olan Hyundai Motor Şirketi’dir.

Grubun geçmişi 1940’ta Chung Ju Yung tarafından kurulan küçük bir tamir atölyesine dayanmaktadır. 1947’de kurulan Hyundai Engineering & Construction Company (HEC) Kore’nin savaş sonrası yeniden yapılanmasında kilit rol oynamış ve Grubun 60’lı ve 70’li yıllarda çelik, gemi yapımı, otomobil ve makine üretimi gibi değişik ağır sanayi sektörlerine girmesi için zemin oluşturmuştur.

1967’de Hyundai Motor Company’nin kurulması, grubun daha hassas teknolojiler gerektiren sanayi kollarına geçişini belirlemiştir. 1967’de kurulan Hyundai Motor Company bugün otomotiv üretiminde Kore’nin tartışılmaz lideri, dünyanın ise önde gelen otomotiv üreticilerindendir. Şirket 52.000’den fazla personeli ile Hyundai Grubu’nun temel taşlarından birini teşkil etmektedir. 1998 yılında Kia firmasının da satın alınması ile Hyundai, Kore otomotiv pazarının %70’ini ele geçirmiştir.

Hyundai Motor Company’nin Güney Kore’deki fabrikaları haricinde Türkiye, Amerika Birleşik Devletleri, Çin ve Hindistan’da da global üretim merkezleri bulunmaktadır. Hyundai Otomotiv Grubu, 2005 yılı sonundaki global satışları itibariyle dünyanın en büyük 6’ncı otomotiv üreticisi konumunda bulunmaktadır ve 2010 yılı itibariyle 5’inciliğe yükselmeyi hedeflemektedir.

Hyundai Motor Company’nin yılda 1,5 milyon adetlik üretim kapasitesine sahip Ulsan fabrikası, dünyanın kompleks halindeki en büyük otomotiv üretim tesisidir.

Hyundai Grubu, bünyesindeki 45 şirketi ile Kore’nin ve dünyanın en büyük gruplarından birisidir. Dünya çapında 180.000’den fazla personeli bulunan Grup; motorlu araçlar üretimi, mühendislik, inşaat, gemi yapımı, çelik, petrokimya, makine, havacılık, elektronik ve finans sektörlerinde faaliyet göstermektedir.

Kibar Holding’in 1997 yılında Hyundai firması ile %50-%50 eşit ortaklık kurması ile Hyundai Assan Otomotiv Sanayi ve Ticaret A.Ş. kurulmuştur. 1997 Temmuz ayında faaliyete geçen 125.000 araç/yıl üretim kapasiteli Ali Kahya tesisleriyle grup, Türk otomotiv sanayinde öncü kuruluşlar arasında yerini almaktadır.

Otomotiv tesisine hizmet verecek koltuk, iç donanım, taban ve tavan kaplamaları üreten yan sanayi şirketi ise hemen ana tesisler yanında faaliyete geçmiştir. Kibar Grubu şirketleri ISO 9002 Kalite Belgesi’ne sahiptir.

Infiniti

Nissan Motors`a bağlı ABD, Kanada, Orta Doğu, Güney Kore ve Tayvan pazarlarında satışa sunulan lüks otomobil markasıdır. Şirket yakın zaman içerisinde global bir marka olma yolunda ilerlemek amacıyla ürünlerini Avrupa’da da satışa sunmak için çalışmalar yapmaktadır.2010’dan beri bu marka Avustralya,Brezilya ve Singapur gibi ülkelere de açılmıştır.

Nissan Türkiye, bir dönem Infiniti markasının I30 ve QX4 modellerini Türkiye’ye resmi olarak ithal edip satışa sunmuştur.

Isuzu 

Japon otomobil firması. Merkezi Tokyo’da bulunmaktadır. Dünyanın en büyük otomobil firmalarından biridir.1937’de kurulmuştur.

Jaguar

İngiltere merkezli bir otomobil markasıdır. 1945 yılında kurulan firmayı BLMC (British Leyland), 1990 yılında Ford’a sattı. Jaguar, 2008’e kadar Ford’un PAG adı verdiği ve Land Rover, Volvo, Aston Martin gibi lüks ve prestijli markalardan oluşturduğu alt grubunda yer almaktaydı. 26 Mart 2008 tarihinde Hindistan’ın en büyük otomotiv markası Tata’ya satıldı. En önemli modeli 1965 yılında piyasaya sürülen E-Type, büyük bir satış başarısı elde etti. Diğer bir önemli model ise 1970-80 döneminde üretilen XJ-S 2 kapılı modeldir.

Jaguar, otomobillerinin motor kaputunun üstünde yer alan ve zıplayan Jaguar figürünü, meydana gelebilecek kazalarda, yayaların yaralanma riskini azaltmak için değiştirmiştir. Firma, ürettiği yeni modellerine bu Jaguar figürü yerine, Jaguar resimli bir plaket monte etmektedir.

Kia

1944 yılında Güney Kore’de kurulmuştur. Kore’nin ilk bisiklet ve otomobil üreticisidir. 1998 yılında Hyundai ve Daimler-Chrysler ortaklığındaki konsorsiyum tarafından satın alınmıştır. Kia gerçek anlamda atılımını bu noktadan sonra gerçekleştirmiştir.

Kia Motors’un belirlediği 2010 hedefi olan Dünya’nın en büyük 5. otomobil markası olma yolunda birçok yeni sponsorluk anlaşmaları yapmıştır. Tenis ve futbol sporlarındaki sponsorluklarına Fifa ile 2007-2014 yılları arasında Ana Sponsorluk Antlaşmasını imzalayarak yenisini eklemiştir.

Kia Motors’un Türkiye distrübitörü İhlas Holding’in İhlas Motor 2001 yılında kadar sürdürmüş ve günümüzde Anadolu Grubu kuruluşu olan Çelik Motor’dur.

Lamborghini

Lamborghini, bir İtalyan otomobil markasıdır. Feruccio Lamborghini (1916-1993) tarafından kurulmuştur. Bologna ile Modena arasındaki küçük bir köy olan Santa Agata’da firmanın merkezi ve fabrikası bulunmaktadır.

Feruccio Lamborghini dönemi
Giotto Bizzarrini, Gian Paolo Dallara, Franco Scaglione ve Bob Wallace gibi yeteneklerle çalışarak ilk prototipini üretirler. GTV’den hemen sonra Lamborghini 350 GT’yi satışa sunulur. 350 GT’yi 400 GT takip eder. 400 GT ve ondan önceki modelden elde edilen gelir şirkete ilk spor otomobili üretir. Lamborghini Miura Konsept Kasım 1965’de Ferruccio tarafından Torino Otomobil Fuarı’nda tanıtılır. Motoru ortada ve enine olarak yerleştirilmiştir. Konsept bir yıldan kısa bir sürede Marcello Gandini tarafından üretim aşamasına getirilir. Otomobil adını ünlü boğa yetiştiricisi Don Eduardo Miura almıştır. Toplam 761 adet Miura üretilmiştir. Miura Lamborghini markasını dünyanın sayılı spor araba üreticisi arasına dahil etmiştir.

Lamborghini 400GT
Miura’yı Espada takip eder. Espada tasarımını 4 koltuklu Marzal konseptinden almıştır ve Miura ile beraber geliştirilmiştir. Espada İspanyolca matadorların boğa güreşlerinde kullandığı kılıç adıdır. Motoru 4 litre V12 olup önden geleneksel yerleştirilmiştir. Üretimde olduğu 10 yıl boyunca 3 farklı seri halinde satılmıştır. 1217 adet üretilen Espada Lamborghini’nin başarılı modellerinden biridir.

Lamborghini Miura
1971 yılında Lamborghini LP500 Countach konseptini üretir. Countach kelimesinin tam anlamı yoktur. Piyemontece’de güzel bir bayan görüldüğünde söylenir. İlk konseptin çıkışından 3 yıl sonra 1974’te LP400 Countach’ın üretimine başlanmıştır. Countach bir Lamborghini geleneği olan yukarı açılan kapılara sahip olan ilk otomobildir. Miura’da bulunan 4 litre V12’yi ve bu V12’nin hacmi artırılarak 5 litrelik bir versiyonunu (LP500S Countach 1982) kullanmıştır. Aracın geri görüşünün olmayışı onu geri viteste iken sürücüsünün kapı eşiğine oturup kullanmasını gerektiriyordu. Şirket 1972 yılında Güney Amerika’ya yapacağı büyük çaplı bir traktör satışının iptali ile büyük bir sıkıntıya girmiştir. Traktör siparişlerin hazırlanması için yapılan geliştirmeler sonucu giderler arttırmış ve bunun sonucu olarak Ferruccio beraber üretim yaptıkları traktör fabrikasındaki hisselerini Fiat’a satmıştır. Günümüzde Same Deutz-Fahr grup bünyesinde Lamborghini marka traktörlerin üretimi devam etmektedir. Sonunda otomobil departmanı kendi kendine yetebilen ve kar edebilen bir kuruluş olmuştur. Fakat Lamborghini şirketini İsviçreli yatırımcılara satarak otomotiv sektöründen çekilmiştir.

Feruccio Lamborghini
İflas, Mimran ve Chrysler Dönemi
1970’lerdeki petrol krizi spor otomobil satışlarını etkilemiştir. 1978’de Lamborghini şirket olarak iflası açıklar. İtalya icra mahkemesi şirketin satışını ister. Bunun üzerine İsviçre merkezli Mimran kardeşler şirketi satın alırlar. Bu dönemde şirket Countach, Jalpa ve LM002 modellerini satmaya devam eder. Şirket sürpriz bir şekilde 1987 yılında Lee Iacocca yönetimindeki Chrysler tarafından satın alınır. Sonrasında Lamborghini Countach’ın selefi olacak Diablo modeli için çalışmalara başlar. Diablo’nun tasarımını daha önce Miura ve Countach’ın tasarımını yapmış olan Marcello Gandini yapar. Tasarım Chrysler tarafından geliştirilerek satışa sunulur.

Lamborghini Diablo
Chrysler sonrası: Megatech
Ocak 1994’te kötü ekonomik koşullar ve politik şartlar Chrysler’in Lamborghini’yi Megatech’e satmaya zorladı. Megatech Endonezya Başkanı Suharto’nun oğlu Tommy Suharto yönetimindeki Endonezyalı yatırım grubudur. Yeni yönetim altında pazarlama uygulamalarındaki değişim ve yeniden yapılandırılan satış bayileri ile Lamborghini’de rönesans başlamıştır. Satışlar 1993’te 101,1994’te 301 ve 1995’te 414’e yükselmiştir. Lamborghini Miura SV’den ilham alınarak yapılan Diablo SV (Sport Veloce) 1995’te satışa sunuldu. Lamborghini tarafından geliştirilen en güçlü V12’ye (525 bg) sahiptir. Diğer Diablo modelleri arasında Diablo SV en çok satılan model olacaktır.

Lamborghini Murcielago Roadster
Megatech 1997 yılında Endonezya’daki değişen koşullar sebebiyle şirketi Audi’ye satmıştır.

Audi dönemi
Audi’nin Lamborghini’yi almasıyla beraber Diablo’nun yerine gelecek modelin çalışmalarına devam edilmiştir. Luc Donckerwolke tarafından tasarlanan Lamborghini Murcielago belki de son geleneksel Lamborghini modeli olacaktır. Yukarı açılan kapıları ve V12 motor kullanan güncel son modeldir. 6.2 litre hacmindeki motor 575 bg üretirken, 2006 yılında Murcielgo’nun geliştirilmiş versiyonu LP640’ta ise 6.5 lt hacminde 640 bg güç üreten bir V12 bulunmaktadır. Murcielago’nun anlamı İspanyolca yarasa demektir. 1879’da Cordoba arenasında 24 kılıç darbesi almasına rağmen sağ kalan boğanın adı Murcielago’dur. Daha sonra Murcielago bir başka Lamborghini modelini adını veren Don Antonio Miura’ya hediye edilmiştir. Luc Donckerwolke’a Red Dot tasarım ödülünü kazandırmıştır.

2007 yılında ise Lamborghini 1 milyon Euro değeri ile en pahalı, en hızlı (360 km/h)ve en güçlü (670 bg) Murcielago modelini satışa sundu. Reventón 6.5 litre V12 motorunun ürettiği 670 bg güç ile 0–100 km/h hızlanması sadece 3.4 saniyede gerçekleştirir. Araçtan sadece 20 tane üretilmiştir.

2009 yılında ise Murcielago LP670/4 SV (Super Veloce) tanıtılmıştır. 6.5 litrelik V12’si 670 bg güç üretmektedir. Ayrıca kullanılan karbonfiber malzemeler ve şaside kullanılan çelik güncel LP640 modelinden 102 kg daha hafif olmasını sağlamıştır. 335 km/h maksimum hıza çıkabilen araçtan sadece 350 adet üretilecektir. LP 670/4 Murcielago’nun son versiyonu olacaktır. LP670/4 modeliyle beraber Murcielago modeli üretimden kalkacaktır. 102 kilogramlık diyeti için Murcielago’nun müzik sisteminden dahi feragat edilmiştir. SV sadece beyaz, gri, sarı, turuncu ya da siyah renklerle sunulacak olsa da Lamborghini mat siyah ve mat beyaz renkleri opsiyonel olarak alınabilecek.

Lamborghini Gallardo LP560-4 Spyder
2003 yılında Audi çatısı altında yapılan ilk model olan Gallardo üretime geçmiştir. Otomobil ismini ünlü bir boğadan almaktadır. Gallardo İspanyolca bir sözcük olup cesur anlamına gelmektedir. Lamborghini’nin en çok satan modelidir. Luc Donckerwolke tarafından tasarlanmış ve 2003 senesine Red Dot Tasarım Ödülünü 2. defa kazanmıştır. Üretime başlandığı 3 yıl içerisinde 5000 üzerinde satılmıştır. 5 litre V10 ortadan motorlu araç Gallardo 550-2 Valentino Balboni modeli hariç 4 tekerden çekişlidir. İlk modelleri 500 bg iken 2006 yılında Gallardo Spyder modeli ile birlikte güç 520 bg çıkmıştır.

2007 yılında ise Cenevre otomotiv fuarında Superleggera modeli tanıtılmıştır. Güncel versiyonundan 70 kg daha hafif ve 10 bg daha güçlü olan model, Ferrari 430 Scuderia’nın rakibi olmuştur.

Lamborghini Gallardo Superleggera.
2008 senesinde ise Gallardo versiyonları arasında en güçlüsü LP560/4 satışa sunulmuştur. V10 motoru 560 bg üretecek şekilde geliştirilmiştir. Ayrıca genel kapsamlı yapılan değişiklikler arasında aracın önünde yenilen hava girişleri Reventon’dan alınmıştır. Ayrıca farlar eski versiyona göre biraz daha aşağı çekilerek aracın ön görünüşü daha agresif hale getirilmiştir. Arka tarafta yapılan değişiklikler ise tamamiyle yeniden şekillendirilen stop lambaları ve çift olan egzoz çıkışlarının 4’e çıkarılmasıdır. Stop lambalarının değişimi şirket tarafından, aracı daha yüksek gösteriyordu şeklinde açıklanmıştır

Yarış modelleri
Ferruccio Lamborghini şirketinin yarışlara girmesini istemedi. O bunun çok pahalı ve şirketi maddi yönden zorlayacağını düşünmüştür. Bu sebeple onun yönetiminde şirket hiç yarış arabası üretmedi. Şirket sadece ama sadece test pilotu Bob Wallace için var olan modellerin yüksek performanslı prototiplerini üretmiştir. Bunlardan göze çarpanlar Miura SV baz alınarak yapılan Jota ve Jarama S’ten yapılan Bob Wallace Special’dir.

Rosetti yönetiminde, Lamborghini BMW ile bir anlaşma dahilinde homologe edilmesi için yeterli sayıda yarış arabası üretimi yapmıştır. Bununla beraber Lamborghini anlaşmadaki şartları yerine getirememiştir. Araç neticede BMW motorsporları bölümü tarafından geliştirilmiş ve BMW M1 olarak üretilerek satılmıştır.

Lambo V12 F1.JPG
Yine Lamborghini C klasmanında yarışmak için QVX’yi geliştirmiştir. Bir araç yapılmıştır fakat sponsor bulunamayışından sezonu bitirememiştir. Sadece bir yarışa katılmıştır. 1986 yılında şampiyona dışında Southern Suns 500 km yarışında Güney Afrika’da bulunan Kyalami pistinde Tiff Needell tarafından sürülmüştür. Aracın yarışı başlangıca göre iyi bir yerde bitirmesine rağmen sponsor bulunamadı ve yarış programı iptal edildi.

Gallardo GT3
Lamborghini 1989 ve 1993 yılları arasında Formula 1 yarışlarına motor tedarikçisi olmuştur. Müşterileri arasında Larrousse, Ligier, Lotus ve kendi takımıdır. Her ne kadar takımın ismi Lamborghini olsa da fabrika takımı olarak görülmemiştir. 1992’de Larrousse/Lamborghini takımı rekabetçi olmasada dikkate değer biçimde egzozlarından yağ fışkırtıyordu. Larrousse takımının yarış arabalarını yakından takip eden öteki arabalar çoğunlukla yarışın bitiminde sarımsı-kahverengi renklere bürünüyorlardı. 1991’in ilerleyen günlerinde Lamborghini’nin Formula 1 için ürettiği motorlar Konrad KM-011 Grup C araçlarında kullanılmıştır. Fakat birkaç yarış kalmışken proje iptal edildi. Aynı motor kardeş firma Chrysler markası ile 1993 sezonunun sonuna yaklaşırken McLaren tarafından 1994 sezonunda kullanılması için test edilmiştir. Her ne kadar takımın sürücüsü Ayrton Senna tarafından motorun performansı olumlu not almışsa da, McLaren görüşmeleri askıya almış ve Peugeot motorunu tercih etmiştir. Böylece Chrysler bu projeyide bitirmiştir.

Murcielago R-GT
Diablo Supertrophy için iki Diablo modeli üretilmiştir. Tek model yarış serisi 1996 ile 1999 yılları arasında yapılarak devam etmiştir. İlk yıl kullanılan araçlar Diablo SVR iken, kalan üç yılda ise Diablo GTR kullanılmıştır. Lamborghini 2004 yılında FIA GT Şampiyonası’nda, Super GT ve Amerika Le Mans Seri’sinde yarıştırmak için Murcielago R-GT modelini geliştirmiştir. Ulaşılan en yüksek derece FIA GT Şampiyonası’nın Valencia’daki açılış yarışında elde ettiği üçüncülüktür. Yarışa Reiter Mühendislik adına katılan araç beşinci sıradan başladığı aracı podyumda bitirmiştir. Super Gt Şampiyonası’nın açılış yarışı olan Suzuka’da Japon Lamborghini sahipleri tarafından kullanılan araç ilk zaferini kazanmıştır (kendi sınıfında) R-GT ile.

Gallardo’nun GT3 versiyonu Reiter Mühendislik tarafından geliştirilmiştir.

All-Inkl yarış takımı tarafından FIA GT Şampiyonası’na katılan Murcielago R-GT, Christophe Bouchut ve Stefan Mücke tarafından kullanılarak sezonun açılış yarışı olan Zhuhai Uluslararası Pisti’nde kazanarak Lamborghini’ye uluslararası yarış alanında ilk büyük başarısını getirmiştir.

Lamborghini 2009 yılında yeni bir yarış serisine başlayacaktır. Blacpain Super Trofeo [2] adındaki yarış serisinde Lamborghini Gallardo LP 560/4 araçların yarış versiyonları kullanılacaktır. Araç standart Gallardo LP560/4’e göre daha hafif ve biraz daha güçlüdür (570 bg). İlk yarış 2 Mayıs’ta İngiltere’nin Silverstone pistinde yapılacaktır. Daha sonraki etaplar ise sırası ile İtalya’da Adria Raceway, Almanya’da Norisring,Belçika’da ünlü Spa pisti, İspanya’da Barcelona ve Fransa’da Paul Ricard pistinde koşulacaktır. Toplam 30 araç takımlar için üretilmiş olup bir tanesi Lamborghini adına seride yarışacaktır. Şimdi yarış arabası olarak Lamborghini Gallardo kullanılmaktadır.

Lancia, Vincenzo Lancia tarafından 1906 yılında kurulan İtalyan otomobil üreticisi, 1969’dan beri Fiat grubunun bir parçasıdır yani Fiat Lancia’nın sahibidir.

Lancia

Vincenzo Lancia tarafından 1906 yılında kurulan İtalyan otomobil üreticisi, 1969’dan beri Fiat grubunun bir parçasıdır yani Fiat Lancia’nın sahibidir.

Lada

Lada (Rusça: Лада), Rus AvtoVAZ firmasının ürettiği bir araba markasıdır. Samara Oblastı’nın Tolyatti kenti merkezidir.

Adının kaynağı Lada Likya dilinde kadın demektir. Slav aşk tanrıcasının ismi de Lada dır.

1966
Volga Otomobil Fabrikası, 27 Temmuz 1966 tarihinde Kuibyschewer (bugünkü adı ile Samara Oblastı) bölgesinde yıllık 600.000 otomobil kapasitesi ile üretime başlamıştır. Bu üretim için İtalyan Fiat ile 1966 yılında teknoloji ve lisans anlaşması yapılmış olup şirketin yönetimine ülkenin otomobil bakanı Viktor Nikolayavich atanmıştır. 1967 yılının Nisan ayında ilk olarak Zhiguli adıyla Fiat 124 şaseli VAZ 2101 modeli (sonraki modeller Lada adını almıştır) üretim bandından çıkmaya başlamıştır.

1970
Aracın projelendirme aşamasında Fiat, Moskova Enstitüsü Nami ve şirketin araştırma-geliştirme departmanı birlikte yer almışlardır. Fiat 124 adıyӀa 1966 yılında sınıfında yılın otomobili seçilen bu model VAZ 2101 adı ile de ülkesinin en popüler otomobili olma sözünü veriyordu.

1973
1971 yılının Mart ayında yıllık 220.000 adet otomobil üretim kapasitesine ulaşan fabrika 1972 yılının Ocak ve yine aynı yılın Eylül ayında kapasitesini arttırmış, Aralık 1973 yılında ise fabrika bütün olanakları ile tam kapasite üretime ulaşmıştır.

2003
Avtovaz yıllık 750.000 adet imalat kapasitesiyle Rusya ve Doğu Avrupa’nın en büyük otomobil üreticisi konumundadır. 1970-2003 yılları arasında 600.000 adeti Vega modeli (110, 111 ve 112 modeӀӀeri) olmak üzere toplam 22 milyon araç üretmiştir. Ayrıca lisans anlaşmaları ile aralarında Ukrayna, Kazakistan, Mısır ve Ekvator ülkelerinin de bulunduğu 18 ayrı montaj tesisleri de faaliyet göstermektedir.

Türkiye’ye 1986 yılından itibaren bir Anadolu Grubu kuruluşu olan Çelik Motor Tic. A.Ş tarafından ithal edilmeye başlanan Lada, büyük bir ilgi ile karşılanmış ve 1989-1993 yılları arasında üst üste en çok satılan ithal otomobil olma başarısını yakalamıştır.

2007
18/11/2005 tarihinde üretim bandından ilk inen araçla birlikte hayata geçen Kalina modeli, Çelik Motor tarafından 2007 yılının Mayıs ayında Türkiye’ye ithal edilmeye başlanmıştır.

2008
2008’den itibaren Fransiz Renault %25 ve artı bir hisse senedi ile sermayesine girmiştir.

Lexus

Japon otomotiv üreticisi Toyota tarafından üretilen lüks otomobil markasıdır. Lexus marka otomobiller Kuzey Amerika, Avrupa, Asya, Orta Doğu, Okyanusya, Afrika ve Latin Amerika’da satılır. ABD’de Lexus en çok satan lüks otomobil markasıdır ve 2005 yılından itibaren Japonya’da satılmaya başlamıştır.

1989 yılında ilk çıktığından beri, Lexus dayanıklı ve sağlam otomobilleri ve yüksek kalitede sunduğu müşteri hizmetlinden dolayı bir itibar kazanmıştır. 2006 yılında JD Power and Associates Araçların Güvenilebilirlik Araştırmasına dayanarak Lexus markasını ABD’de en dayanıklı ve sağlam otomobil üreten marka seçti. Lexus bu ödülü 12 yıldır ardışık olarak kazanmıştır.

Maserati

Yarış ve spor arabaları üreten ünlü İtalyan otomotiv firması. 1914’te Bologna`da kuruldu. Ferrari ile ortak olan firma maddi sıkıntılar sonucu kapanmış daha sonra Ferrari’nin de sahibi olan Fiat tarafından 1993 yılında satın alınarak tekrar üretime geçmiş ve Lüks otomobil firmaları arasında yerini tekrardan almıştır.1968 ile 1975 arası Citroën satın almıştır.

Maserati kardeşlerin doğduğu Bologna’da bulunan fıskiyeli havuz logoya ilham vermiş. Rönesans döneminden kalma havuz, denizlerin tanrısı Neptün’e ithaf edilmiş. Neptün’ün sembolü üçlü çatal da logo olarak seçilmiş.

Mazda

Mazda Motor Corporation veya orijinal adıyla マツダ株式会社 Matsuda Kabushiki-kaisha, Hiroşima, Japonya temelli bir Japon otomobil markası.Mazda, hayatına 1920 yılında Japonya’da kurulan Toyo Cork Kogyo Co. Ltd olarak başladı. Toyo Cork Cogyo 1927 yılında Toyo Kogyo Co. Ltd adını aldı. Toyo Kogyo, 1931 yılında Mazda-Go’nun tanıtılması ile makine takımları üretiminden araç üretimine geçti. Toyo Kogyo, İkinci Dünya Savaşı esnasında Japon ordusu için silah üretti. Bu silahların en ünlüsü 30 – 35 serisi Tip 99 tüfekti. Şirket, resmi olarak Mazda adını 1984 yılında aldı; ancak, en başından bu yana satılan tüm araçlar bu adı taşıyordu. Mazda R360 modeli 1960 yılında piyasaya sürüldü; bunu 1962 yılında Mazda motorları takip etti.Mazda, kendisini diğer Japon araç üreticisi şirketlerden farklılaştırmak için 1960’lardan itibaren Wankel döner motorunun geliştirilmesine yönelik büyük bir mühendislik çabası sarf etti. 1967 yılında Cosmo Sport’un sınırlı sayıda üretimi ile başlayan ve günümüzün RX-8 modeli ile devam eden Mazda, Wankel tipi motorlarının tek üreticisi haline geldi.

Mazda Cosmo Sport
(NSU ve Citroën bu motorun tasarımını 1970’lerde bıraktı ve General Motors’un prototip Corvette çabaları hiçbir zaman üretim aşamasına ulaşamadı.Görünen o ki, bu dikkati kendine çekme çabası işe yaradı; çünkü Mazda hızlı bir şekilde araçlarını ihraç etmeye başladı. Hem pistonlu hem de döner motorlu modelleri dünyaya yayıldı. Döner motorlu modeller, aynı gücü üretebilmek için daha ağır olan V6 veya V8 motorlarına ihtiyaç duyan pistonlu modeller ile karşılaştırıldığında sağladıkları iyi güç seviyeleri ve hafiflikleri sayesinde hızlı bir şekilde popüler hale geldiler. R100 ve ünlü RX serisi (RX-2, RX-3 ve R-X4) şirketin ihracat çabalarının başını çekti.1959 yılında Kanada’da Mazda araçları görülmüş olmasına rağmen, Mazda Kanada’daki (MazdaCanada) resmi çalışmalarını 1968 yılında başlattı. 1970 yılında, Mazda resmi olarak Amerikan pazarına girdi (Mazda Kuzey Amerika Operasyonları); burada oldukça başarılı oldu ve Kuzey Amerikalı müşterileri için özel olarak Mazda Rotary Pickup’ı yarattı (konvansiyonel pistonlu B-Serisi modelini temel alıyordu). Günümüzde, Mazda, Wankel motorlu pikap kamyonet üretmiş olan tek araç üreticisidir. Ek olarak, döner motorlu otobüs (Mazda Parkway, sadece Japonya’da satılmıştır) veya steyşın vagon (ABD pazarı için RX-3 ve RX-4 serisi içerisinde) sunan tek markadır. Mazda’nın döner motorda elde ettiği başarı,1973 petrol krizine kadar devam etti. Amerikan alıcılar (ve diğer ülkelerdeki alıcılar da) hızlı bir şekilde daha iyi yakıt verimliliğine sahip araçlara yöneldiler; nispeten daha fazla yakıt tüketen döner motorlu modeller gözden düşmeye başladı. Hâlihazırda büyük bir borcun altında olan Toyo Kogyo iflasın eşiğindeydi ve Sumitomo Bank’ın müdahalesi ile kurtuldu. Akıllı bir şekilde davranan şirket, pistonlu motorlara sırtını tamamen dönmemişti; 1970’li yıllar boyuncu dört silindirli modeller üretmeye devam etti. Özellikle, küçük boyutlu olan Familia serisi Mazda’nın 1973 yılı sonrasında dünya çapındaki satışları açısından çok önemli hale geldi; aynı şekilde daha büyük olan Capella serisi de büyük bir öneme sahipti.

Mazda RX-7 (İlk Jenarasyon)
Mazda çabalarını yeniden odaklandırdı ve döner motoru yaygın olarak kullanılan bir motor yerine spor araç sürücüleri için bir seçenek haline getirdi. 1978 yılında hafif RX-7 ile başlayan ve modern RX-8 ile devam eden Mazda, bu eşsiz motora olan bağlılığını sürdürdü. Bu odak değişimi aynı zamanda, “jinbaittai” konseptinden ilham alan diğer hafif spor aracı Mazda Roadster’ın (dünyada daha çok MX-5 veya Miata adları ile tanınmaktadır) geliştirilmesine de önayak oldu. 1989 yılında dünyanın beğenisine sunulan Roadster, 1970’lerin sonundaki düşüşünden sonra küçük spor araç konseptini canlandırması ile büyük takdir kazandı.

Ford Motor Company ile ortaklık
1979’dan 2010 yılına kadar, Mazda, 1979’da hisselerin %7’sine sahip olan ve 1996 yılına kadar hisse oranı %33.3’e çıkan Ford Motor Company ile bir ortaklığa sahipti. Alan Mulally’nin idaresi altında, Ford, 2008 yılından 2010 yılına kadar kademeli olarak hisselerini elden çıkardı. Ford, şuanda Mazda hisselerinin %3’üne sahiptir; bu durum, üretim ve geliştirme bağlantılarını oldukça azaltmıştır. Mazda’nın 1960’lı yıllarda yaşadığı mali sıkıntılar, yeni bir şirketin, yani Ford Motor Company’nin yatırımı ile sonuçlamıştır. 1979 yılında %7’lik finansal hisse ile başlayan Ford, Mazda ile yeni bir ortaklığa girdi ve bu ortaklık çok sayıda ortak projeye yol açtı. 1980’li yıllarda, Ford finansal hisselerin yüzde 20’lik kısmını elde etti. Bunlara, otomotiv dünyasının tüm alanlarındaki büyük ve küçük tüm girişimler dahildi; en fazla olarak da pikap kamyonetler (1972 yılında Kuzey Amerika’da Ford Courier’ın bir çeşidini doğuran Mazda B-Serisi gibi) ve küçük araçlar buna dahildir. Örneğin, Mazda’nın Familia platformu Laser ve Escort gibi Ford modelleri için kullanıldı. Capella platformu ise, Ford’un Telstar sedan ve Probe sport modellerinde kendine yer buldu. 2002 yılında, Ford hisselerin yüzde 5’ini daha elde etti. Probe modeli, yaygın 626 sedan (Capella’nın Kuzey Amerika versiyonu) ve ona eşlik eden Mazda MX-6 ile birlikte Flat Rock, Michigan’da bulunan yeni bir Mazda fabrikasında üretildi. (Bu fabrika günümüzde Ford – Mazda ortak girişimi olan AutoAlliance International olarak bilinmektedir.) Ayrıca, Ford ihtiyaç olduğunda Mazda’ya kapasitesinin bir kısmını ödünç verdi: Avrupa’da ve Güney Afrika’da satılan ve Ford Fiesta’nın bir versiyonu olan Mazda 121 belli bir süreliğine Avrupa ve Güney Afrika’daki fabrikalarda üretildi. Mazda geçmişte, büyük oranla Autorama bayii grubu üzerinden Ford’un bazı araçlarını Japonya’da satmaya da çalıştı. Ayrıca, Mazda, 1991 yılından 1994 yılına kadar iki kapılı Mazda Navajo olarak satılan 1991 Explorer’ın geliştirilmesinde Ford’a yardımcı oldu. İşe bakın ki, Ford kısa süre içerisinde Amerika Birleşik Devletleri’nde (başından bu yana 4 kapılı veya 2 kapılı olarak sunulmaktadır) en çok satan spor arazi aracı olurken ve bu unvanını on yıldan uzun bir süre sürdürürken, Mazda’nın versiyonu başarısız oldu. Mazda, 1994’te başlayıp 2010’a kadar devam eden Kuzey Amerika pazarına yönelik olan B-Serisi kamyonetleri için Ford’un Ranger pikaplarını temel olarak kullandı; Mazda, Chicken Tax (Tavuk Vergisi) ile ilişkili masraflardan dolayı B-Serisi kamyonet ithalatını durdurdu.

Mazda Millenia
Alternatif motor teknolojisi ile birlikte uzun süreli cazibesini takip eden Mazda, otomotivde kullanım için ilk Miller devirli motorunu 1995 yılında Millenia lüks sedan modelinde tanıttı. Millenia’nın (ve Miller tipi V6 motorunun) 2002 yılında üretimine son verilmesine rağmen, şirket, 2008 yılında piyasaya sürülen Demio modeli ile daha küçük bir Milli devirli dört silindirli motoru tanıttı. Wankel teknolojisindeki liderliğinde olduğu gibi, Mazda (şimdiye kadar) otomotiv dünyasında bir Miller devirli motor kullanan tek araç üreticisidir.

Mazda 3
1990’lı yıllarda Mazda’da devam eden finansal sıkıntılar (bu sıkıntılar kısmen 1997 Asya mali krizinden kaynaklanıyordu) Ford’un Mayıs 1996’da hissesini yüzde 33.4’e yükseltmesine ve çoğunluk hissesine sahip olmasına neden oldu. Haziran 1996’da, Henry Wallace Başkan seçildi ve Mazda’yı yeniden yapılandırmaya ve yeni bir stratejik yön belirlemeye başladı. Şu anki Mazda markalarının tasarımı da dahil olmak üzere, marka için yeni bir yön belirledi; Ford ile birlikte bir sinerji oluşturmak için yeni bir ürün planı oluşturdu ve yeni ürünlerin gelişimini hızlandırmak için Mazda’nın dijital innovasyon programını başlattı. Aynı zamanda, yurtdışı dağıtımlarının, rasyonalize edilmiş bayilerin ve üretim tesislerinin kontrolünü eline almaya ve Mazda’nın operasyonlarında en çok ihtiyaç duyulan verimlilikleri ve maliyet azaltımlarını yönlendirmeye başladı. İlk başlarda gerçekleştirdiği işlerin çoğu, Mazda’yı tekrar kâra geçirdi ve gelecekte elde edilecek başarılar için temelleri attı. Wallace’ın yerine 1997’nin Kasım ayında Jamer Miller geçti ve onu da 1999 yılının Aralık ayında Mazda’nın yeni ürün gamının genişletmesi ve 2000’li yılların başında şirketin toparlanmasına liderlik etmesi ile anılan Ford yöneticisi Mark Fields takip etti. 1990’lı yıllarda Ford’un artan etkisi, Henry Wallace’nin bir Japon araç şirketinin yurt dışında doğan ilk başkanı olması ile birlikte, Mazda’nın tarihte bir başka ayırt edici özelliğe daha sahip olmasını sağladı. 2008 yılının sonunda dünyada yaşanan finansal krizin ortasında, varlık tabanını düzene sokmanın bir yolu olarak Ford’un Mazda’daki hissesini satmayı düşündüğüne dair haberler çıktı. BusinessWeek, Ford ve Mazda arasındaki işbirliğinin çok başarılı olduğunu ve Mazda’nın geliştirme mâliyetleri bakımından yılda neredeyse 90 milyon Dolar tasarruf ettiğini ve Ford’un tasarrufunun bunun birkaç katı olduğunu ve Mazda’daki hisselerini satmasının çok umutsuz bir önlem olacağını açıkladı. 18 Kasım 2008 tarihinde, Ford Mazda’daki %20 hissesini satacağını, sahip olduğu hissesini %13.4’e indireceğini ve şirketin kontrolünü bırakacağını açıkladı.

2013 Mazda 6
Bir sonraki gün, Mazda, anlaşmanın bir parçası olarak %6.8’lik hisseyi Ford’dan geri satın alacağını duyurdu. Ayrıca, HisakazuImaki’nin başkanlığı bırakacağı ve yerini Takashi Yamanouchi alacağı bildirildi. 18 Kasım 2010 tarihinde, Ford hissesini %3 daha azalttı ve gelişen pazarlarda büyüme sağlamak için daha fazla esneklik sağlayacak olan mülkiyeti azaldı. Ford ve Mazda, ortak girişimler ve teknolojik bilgi paylaşımı aracılığıyla stratejik ortak olarak kalmışlardır.

Şirketin web sitesi, adının “Batı Asya’daki ilk medeniyetlerin bir tanrısı, bilgelik, zekilik ve uyum tanrısı Ahura Mazda’dan geldiğini belirtmektedir. Ahura Mazda, Perslerin Zerdüştlük Tanrısıdır. Şirketin web sitesi şirket adının aynı zamanda kurucusu olan Jujiro Matsuda’dan geldiğini belirtmektedir.

Mercedes-Benz

Mercedes-Benz, 1926 yılında Karl Benz’in şirketi Benz & Cie. ve Gottlieb Daimler’in şirketi Daimler Motoren Gesellschaft’in birleşmesi sonucu kurulmuş otomotiv markası.

1897 yılında Fransa’nın Nice kentinde yaşayan Avusturyalı tüccar ve Avusturya Nice Başkonsolosu Emil Jellinek, Daimler fabrikasını ziyaret ederek bir otomobil satın aldı. Uluslararası finans dünyası ve aristokrasi ile iyi ilişkiler içinde olan Jellinek, Daimler otomobili ile Fransız Riviera’sında büyük ilgi topladı. Daha sonra Jelinek 1899’da 23 beygir gücünde motorla donatılmış bir Daimler yarış otomobiline büyük kızı Mercedes ‘in adını vererek bu araçla Nice’de bir yarışa katıldı ve birinci oldu. Bu başarıdan sonra Jelinek, Daimler fabrikasına 36 otomobil sipariş verdi ve bu araçların “Mercedes” adını taşımalarını şart koştu.

Emil Jelinek’in elde ettiği satış başarısı üzerine Daimler, 1901 yılından itibaren ürettiği araçları “Mercedes” olarak adlandırmaya karar verdi. Mercedes İspanyolca konuşulan ülkelerde çok kullanılan bir isimdir. Kelime olarak da Mars gezegeninin İspanyolca adıdır. Lütuf ve zarafet anlamına da gelmektedir. 23 Haziran 1902 tarihinde Mercedes marka adı olarak tescil edildi. 26 Eylül 1902 tarihinden itibaren de kanunlarca koruma altına alındı.

Şirketin kurucusu Karl Benz, Deutz’daki motor fabrikasındaki görevinin ilk yıllarında, Köln ve Deutz manzaralı evinin tepesine bir yıldız amblemi koymuş, eşine yazdığı mektuplarda bu yıldızın günün birinde başarıyı ve gücü temsil edeceğini ve fabrikasının üzerinde parlayacağını söylemişti. Yıldız Daimler’in, motorlu araçların “karada, suda, havada” evrenselliğini simgelemektedir. 1909’da tescil edildi.

1916 yılında yıldızın etrafı, içinde dört küçük yıldızın ve Mercedes isminin yer aldığı bir daireye çevrildi.

1926’da Daimler-Benz birleşmesi ile Benz’in defne yapraklarından çelengi yıldızın etrafını sardı.

, 1926 yılında Karl Benz’in şirketi Benz & Cie. ve Gottlieb Daimler’in şirketi Daimler Motoren Gesellschaft’in birleşmesi sonucu kurulmuş otomotiv markası.

1897 yılında Fransa’nın Nice kentinde yaşayan Avusturyalı tüccar ve Avusturya Nice Başkonsolosu Emil Jellinek, Daimler fabrikasını ziyaret ederek bir otomobil satın aldı. Uluslararası finans dünyası ve aristokrasi ile iyi ilişkiler içinde olan Jellinek, Daimler otomobili ile Fransız Riviera’sında büyük ilgi topladı. Daha sonra Jelinek 1899’da 23 beygir gücünde motorla donatılmış bir Daimler yarış otomobiline büyük kızı Mercedes ‘in adını vererek bu araçla Nice’de bir yarışa katıldı ve birinci oldu. Bu başarıdan sonra Jelinek, Daimler fabrikasına 36 otomobil sipariş verdi ve bu araçların “Mercedes” adını taşımalarını şart koştu.

Emil Jelinek’in elde ettiği satış başarısı üzerine Daimler, 1901 yılından itibaren ürettiği araçları “Mercedes” olarak adlandırmaya karar verdi. Mercedes İspanyolca konuşulan ülkelerde çok kullanılan bir isimdir. Kelime olarak da Mars gezegeninin İspanyolca adıdır. Lütuf ve zarafet anlamına da gelmektedir. 23 Haziran 1902 tarihinde Mercedes marka adı olarak tescil edildi. 26 Eylül 1902 tarihinden itibaren de kanunlarca koruma altına alındı.

Şirketin kurucusu Karl Benz, Deutz’daki motor fabrikasındaki görevinin ilk yıllarında, Köln ve Deutz manzaralı evinin tepesine bir yıldız amblemi koymuş, eşine yazdığı mektuplarda bu yıldızın günün birinde başarıyı ve gücü temsil edeceğini ve fabrikasının üzerinde parlayacağını söylemişti. Yıldız Daimler’in, motorlu araçların “karada, suda, havada” evrenselliğini simgelemektedir. 1909’da tescil edildi.

1916 yılında yıldızın etrafı, içinde dört küçük yıldızın ve Mercedes isminin yer aldığı bir daireye çevrildi.

1926’da Daimler-Benz birleşmesi ile Benz’in defne yapraklarından çelengi yıldızın etrafını sardı.

Mini

Mini, 1959’da üretilmeye başlanan, 1960’ların sembolü olarak görülen kült bir otomobil markasıdır. 1950’li yıllardan 1999 yılına kadar yaklaşık 40 yıl ufak tefek değişikliklerle aynı model olarak üretimde kalmıştır. Geniş çaplı bir ankete göre Ford Model-T’den sonra en etkileyici otomobil modelidir. Ayrica pickup, arazi aracı ve kombi wagoner olarak da üretilen modelleri bulunmaktadir. Fabrika İngiltere’nin Oxford şehrindedir. Tasarımı Alec Issigonis tarafından yapılmıştır.

Mini markası, BMW grubuna ait bir markadır. 2001 yılında, BMW bünyesinde geliştirilmiş tamamen yeni 2. jenerasyonu piyasaya sunulmuştur ve bu model, retro tasarımı alanında günümüzdeki en başarılı uygulamalardan biri olmuştur.

Markanın en yeni 3. jenerasyon modelleri ise 2006 yılının sonlarında dünya basınına tanıtılmıştır.

Mitsubishi Motors

Mitsubishi Motors, ( Mitsubishi Jidōsha Kōgyō Kabushiki Kaisha) Japon ağır endüstri markasıdır. 1997’den bu yana Türkiye ortaklığını Temsa ile yapmaktadır. (Otomobilden başka uçak da yapmıştır.) Bağımsız bir marka olmasına rağmen, başta PSA ve VW Grubu olmak üzere birçok üreticiyle ortaklıklar yapmaktadır.

Japoncada ; Mitsu = üç , Bishi = elmas anlamındadır.

Samuray erdemi. Üç kanatlı baklava şeklindeki amblemde, Samuray armasından esinlenilmiş. Firmayı kuran iki Japon aile, tercih ettikleri amblemin sorumluluk bilincini, centilmenliği ve cemiyetler arası uyumu simgelediğine işaret ediyor.

Nissan

Nissan Jidōsha Kabushiki Gaisha veya kısaltılmış haliyle Nissan,çok uluslu Japonya merkezli otomotiv şirketi.

1910 yılında Kenjiro Den , Rokuro Aoyama, Meitaro Takeuchi  adlı 3 ortak tarafından Kaishinsha Motorcar Works şirketi kurulur. Üç ortağın soyisimlerinin ilk harfinden oluşan ilk araç DAT 1914 yılında üretilir. 1925 yılında şirket DAT Motorcar Co. ismini alır. 1926 yılında Jitsuyo Jidosha company ile birleşerek Osaka merkezli DAT Manufacturing Co. Ltd. şirketi kurulur. Şirket 1932 yılına kadar bu çatı altında otomobil üretir. Şirket 1930 yılında Birleşik Krallığa ait Austin ile yaptığı ortaklık ile otomobil ve motor dizaynlarının geliştirilmesinde işbirliğine gider. Austin 7’yi 1930 yılında üretmeye başlar. 1931 yılında DAT’ın oğlu anlamına gelen ilk DATSON üretilir. Ancak Japonca’da SON kelimesi kayıp anlamına geldiğinden SON, SUN takısı ile değiştirilir. 1933 yılında şirket Jidosha-Seizo co. adını alır ve Yokohama’ya taşınır.

1934 yılında Jidosha-Seizo co. ve Nihon Sangyo Co.ltd. şirketleri birleşerek Ni-san adını alır. 1 Haziran 1934’te şirketin adı Nissan Motor Co. Ltd. olur.

1966 yılında Prince Motor Company adlı şirket ile birleşir. Birleşme sonrası Prince adı kullanılmazken Prince Motor Company’e ait Skyline ve Gloria isimleri Nissan markası altına alınır.

Nissan 1989 yılında Amerika pazarı için İnfiniti adı altında yeni bir lüks marka tanıtımı yapar.

1992 yılında Nissan Amerika’da 2 milyonuncu aracını satar ve ABD’li üretici Ford ile ortak olarak ilk MPV sınıfındaki aracı Nissan Quest’i üretir.

Nissan 1990’lı yıllarda düştüğü finansal krizden kurtulmak amacıyla 26 Mart 1999 tarihinde Renault ile bir güçbirliği anlaşması imzalar. Anlaşmaya göre Renault Nissan’ın kontrol hissesini satın aldı ve şirketin başına gönüllü olan Fransız Carlos Ghosn’un kendi isteği ile atadı. Nissan Avrupa’da söz sahibi olmak Renault da teknolojisini ve dizel motorlarının daha da verimli olmasını sağlamak ve ABD’deki bilinirliğini artırmak amacı ve karşılıklı piyasada söz sahibi olmak için anlaştılar . Bu anlaşmaya göre Nissan Japon ve bağımsız Renault da Fransız ve bağımsız iki marka olarak kalacak fakat güçlerini arttırmak için Renault-Nissan adı ile fabrikalar kurup gelişim sağlayacaktı bu Renault-Nissan adlı şirketler topluluğu satışlarını iki marka adına yapacaktı bu çerçevede DCI motorlar bugünkü halini aldı. DCI Renault-Nissan’ın ortak malı oldu. Her iki markada da DCI engines görmek mümkündür.

Operasyon maliyetlerini ve şirket borcunu azaltmanın yanı sıra uzun dönemde büyümeyi de amaçlayan 1999-2002 yılları arasında 3 yıllık bir plan olarak geliştirilmiştir.

2002 ile 2005 yıllarında 3 yıllık bir süre içinde sürekli ve karlı büyümeyi hedefleyen bir plan olarak ortaya çıkartılmıştır. Bu planın açılımı dünya çapında %40 satış hacmini büyütme amaçlı 1 milyon ek satış (2,6 milyondan 3,5 milyona), %8 operasyonel karlılık ve sıfır otomotiv borcu şeklindedir.

Güneş ve dürüstlük. Markanın, daire içine yazılmış ismi, güneşin doğuşu ile Japon bayrağındaki beyaz zemin içindeki kırmızı noktayı simgeliyor. Amblem, dürüstlüğü ve samimiyeti sembolize ediyor.

Kuzey Amerika, Avrupa, Japonya ve Deniz aşırı ülkeler olmak üzere 4 ana bölgede yapılanmış olan Nissan, Avrupa’ya araç ihracına 1962 yılında başladı. 1983’te Terrano II ve Vanette Cargo üretiminin gerçekleştiği Nissan Motor İberica, İspanya’da üretime geçti. 1984 yılında Nissan’ın bir diğer fabrikası, Sunderland’da Motor Manufacturing İngiltere kuruldu. 1980’lerde Meksika , Avustralya, Tenesse , Mississipi ve Güney Afrika’da üretim merkezleri kuruldu. 1993’te şirket Avrupa’daki varlığının 60. yılını kutladı ve yine 1993 yılında İngiltere’de üretilen Micra yılın en iyi otomobili ödülünü aldı.

Opel

Adam Opel AG (Opel) Adam Opel tarafından 1862 yılında kurulan bir alman otomobil şirketi.Opel 1899dan beri araba üretmektedir ve 1929 da şirket olmuştur.Şirketin merkezi Rüsselsheim, Almanya’da bulunmaktadır.1929 General Motors şirketinin büyük hisseli ortağı olmuştur,1931 den beri de şirketin tüm hisselerinin sahibidir.2010’da Opel gelecek 5 yılda sermayesinin 11 milyar euro olacağını duyurmuştur. Bunun 1 milyarı tamamen yeni geliştirilecek olan yenilikçi ve yakıt tasarruflu motorlar ve şanzıman için belirlenmiştir.

Peugeot

Peugeot, Fransız otomobil, bisiklet ve motosiklet markası, günümüzde PSA Peugeot Citroën`in bir parçasıdır. Aslında 19. yüzyılın sonlarında bisiklet üreten bir firma olarak kurulmuştur.

Aslanın gücü. Peugeot’nun asıl işi testere ve testere levhaları. Bir aslan gibi “güçlü” sloganıyla satılan bu ürünlerdeki aslan amblemini Fransızlar, daha sonra ürettikleri arabalarda da kullanmaya başladı.

Porsche

Dr. Ing. h.c. F. Porsche AG, kısaca Porsche AG veya sadece Porsche (okunuşu Porşe’dir. Porsche yetkilileri “Porş” denilmesinden büyük rahatsızlık duymaktadırlar.), 1947 yılında Ferdinand Porsche’nın oğlu Ferry Porsche tarafından Stuttgart’da kurulmuş olan spor araba firmasıdır.

İlk modelleri 1948 yılında çıkan Porsche 356’dır. Ferdinand Porsche 356 tasarımını yaparken oğluna yardım etmiş ve 1951 yılında vefat etmiştir.

1963 yılında araba yarışlarında müthiş başarılar elde edecek Porsche 911’i piyasaya sunarlar. 6 silindirli, arkadan motorlu bir spor arabasıdır ve rallilerde de büyük başarılar kazanır.

Bu süre içerisinde Volkswagen ile yakınlaşılır. Şirketin %30,9’u Volkswagen’e aittir. Birçok projede ortaklaşa çalışmalarda bulunurlar. (1969 VW-Porsche 914, 1976 Porsche 924 (Audi bazı parçaları kullanmıştır) ve 2002 Porsche Cayenne (motoru da başta olmak üzere birçok teknik aksamı ve ergonomik çizgileri Volkswagen Touareg’de kullanılmıştır). 2003 yılında Ferdinand Porsche’nin torunu, Ferdinand Piech Volkswagen’in CEO’su olarak bu iki şirketin “ailesel” anlamda birleşmesini sağlamıştır. Porsche, 1950-1963 yılları arasında Porsche Traktör adıyla traktör, 1987-1989 yılları arasında uçak motorları üretmiştir.

Porsche LeMans’ı 16 kez kazanmış, Formula 1’de McLaren’in motorunu yaratmış, Paris Dakar Rallisi’nin de zirvedeki isimlerinden biri olmuştur.

Porsche’nin %50,1 (Yönetim hisseleri) hissesi Volkswagen AG tarafından satın alınmıştır.

Seat, Daewoo ve Subaru başta olmak üzere birçok otomotiv firması danışman olarak Porsche firmasıyla anlaşma yapmışlardır.

Porsche amblemi, 1952 yılından bu yana Suebya milliyetçiliğini öne çıkartan simgelere yer veriyor. Amblemdeki siyah at, Almanya’nın Stuttgart şehrinin armasından. Geyik boynuzu ile kırmızı-siyah çizgiler ise Almanya’nın Württemberg köyünün flamasından alıntı.

Proton

Proton (İngilizce: Perusahaan Otomobil Nasional Berhad) 1982 yılında Malezya hükümet başkanı olan Dr. Mahathir bin Mohamad tarafından kurulmuştur. 1983 yılında başlayan proje Japon teknolojisi destekli montaj sanayi yaklaşımı ile Malezya devletinin planlı kalkınma döneminde lokomotif olarak kabul edilen yerini almaya başlar.

23 Mayıs 1983 Teknik işbirliği, lisans ve komponent üretimi konularında Mitsubishi Motors ile anlaşma imzalanması
1 Ağustos 1983 Shah Alam tesislerinin yıllık 80,000 kapasite ile faaliyete geçmesi Shah Alam tesisleri bugün yıllık 240,000 adet kapasiteye sahiptir.
1 Temmuz 1985 Proton markalı ilk otomobil “Saga” modelinin üretime başlaması
1986 Üretime başladıktan sadece 1 yıl sonra Bangladeş’e yapılan ilk ihracat
26 Eylül 1987 Proton’un 50,000 ‘ inci otomobilinin üretim hattından çıkışı
16 Mart 1990 İngiltere pazarına giriş
16 Mayıs 1990 200,000 ‘ inci Proton otomobilin üretim hattından çıkışı
1 Ocak 1991 İngiliz What Car? Dergisi Proton Saga modelini “Best Buy” – Satın alınabilecek en iyi model olarak sunar
9 Temmuz 1991 300,000 ‘ inci Proton otomobilin üretim hattından çıkışı
1992 Proton hisse senetlerinin KL borsasında işlem görmeye başlaması.
14 Nisan 1992 Proton montaj hattında ilk kez robotların kullanılmaya başlanması
21 Ekim 1992 Birmingham otomobil fuarında 3. kez üst üste altın madalya ile ödüllendirilmesi
20 Nisan 1993 Ar-Ge Departmanının kuruluşu
9 Temmuz 1993 500,000 ‘ inci Proton otomobilinin üretim hattından çıkışı
23 Mart 1996 Dünyanın en ileri mühendislik altyapısına sahip tesislerden birisi olan Tangjum Malim fabrikasının temelinin atılması
5 Nisan 1996 Citroen ile yapılan teknik işbirliği sonucu Tiara modelinin üretime başlaması
30 Ekim 1996 Üreticiler sınıfında 7 kez Formula 1 dünya şampiyonluğu, pilotlar sınıfında 6 kez dünya şampiyonluğu ve toplam 79 Formula 1 grand prix yarış birinciliğine sahip, dünyaca ünlü İngiliz mühendislik ve otomobil firması Lotus’un %63.75’lik hisselerinin satın alınması
30 Aralık 1996 Proton üretim hattından 1,000,000 ‘uncu otomobilin çıkışı
21 Şubat 2001 Lotus’un Proton için özel ürün geliştirme çalışmalarına başlaması
2003 Lotus’un tüm hisselerinin Proton tarafından satın alınması

Proton firmasının %52’si Malezya devleti ve %48’i yerel ve uluslararası yatırımcılara aittir. Bugün itibariyle Dünya Ticaret Örgütü’ne kayıtlı 146 ülkeden sadece 11 tanesi resim üzerindeki taslaktan dünya çapında kabul gören normlarda otomobil üretebilmektedir. 2002 yılı başında Malezya 11. olarak bu listede yer almıştır. Bu listede yer alan ülkelerin başlıcaları alfabetik sırayla: ABD, Almanya, Fransa, G.Kore, İngiltere, İsveç, İtalya, Japonya’dır. Proton, 1900’ü Ar-Ge çalışmalarında yer almak üzere toplam 9500 kişilik bir işgücü ile üretim yapmaktadır.

Proton için yapılmış toplam yurt içi yatırımı 2 milyar ABD dolarının üzerindedir. Kurulduğu günden bu yana 50’den fazla ülkeye ihracat gerçekleştirmiştir. Şu anda başta İngiltere ve Avustralya olmak üzere 20’den fazlaya ülkeye ihracat yapmaktadır.

Malezya’da 2 merkezde olmak üzere Çin, Vietnam ve İran’da üretim yapmaktadır. Hali hazırda yıllık kapasitesi 250,000 adet olan Tangjum Malim fabrikasının altyapısı ve genişleme planları doğrultusunda önümüzdeki 5 yıl içinde 1 milyon adet/yıl otomobile ulaşılması planlanmaktadır.

Kaplan figürü markanın yansıtmak istediği cesaret, dinamizm, seri ve atak yapı ile Uzak Doğu’nun kültürel mirasını temsil etmektedir. Kaplan figürü markanın Uzak Doğu kökenini hatırlatmak üzere doğuya (sola) bakmaktadır. Kaplan başı motifi, asaleti yansıtan altın sarı renktedir.Proton logosu üzerinde yer alan yeşil, rengini mühendislik ve teknolojisinden yararlandığı dünyaca ünlü Lotus’tan almaktadır. Yeşil rengi ile Proton ürünlerinde yerleşik Lotus genlerinin yansıması gözlenebilir.

Toyota

(TMC veya Toyota), minivanlardan büyük kamyonlara kadar değişen alanlarda üretim yapan ve büyük bir model yelpazesine sahip olan, dünyanın en büyük otomotiv şirketlerinden birisidir. Yakın zamanda Ford’u geçerek dünyanın en büyük ikinci otomobil firması olan Toyota’nın 2007 yılında dünya üzerinde en çok otomobil üreten firma olan; ancak büyük bir ekonomik kriz içindeki General Motors’u tahtından edeceği düşünülmektedir. 2007 ilk çeyrek dünya satış rakamlarına göre General Motors’u geçmiş ve en çok satılan otomobil markası olmuştur.

Kelimenin kökü ailenin soy ismi olan Toyoda’dan gelir. Toyoda, Japoncada “bereketli pirinç tarlası” anlamındadır.

3 elipsten yapılmış amblem Toyota’nın geleceğe yönelik kararlılığını gösterir. İlk elips Toyota sahibini, ikinci elips Toyota’yı iki elipsi çevreleyen üçüncü elips ise Toyota teknolojisi ve yeniliğinin sınırsız olanaklarını ve yaratıcı ruhunu simgeler.

2003 takvim yılında Toyota, Lexus, Daihatsu ve Hino modeӀӀerinin yıllık toplam satışları 6,78 milyon adede ulaşmıştır. Japonya’da 12 fabrikası, 11 bağlı kuruluşu ve 26 ülkede 46 üretim tesisi 316.121 çalışanı ile Lexus ve Toyota marka araçlar üreten şirketin ürünleri, 140’tan fazla ülkede müşterilere ulaştırılmaktadır. Toyota’nın otomotiv işlerindeki gelirleri, toplam satışlarının %90’ını kapsamaktadır.2007 yili Cirosu 239,4 Milyar. $ (23,94 Trilyon Yen). Toyota’nın telekommunikasyondan prefabrik evlere, ve lüks yatlara kadar değişik alanlarda çalışan şirketleri de bulunmaktadır.

Küresel Toyota satışları yıllar içerisinde gelişim göstermektedir. 1937 yılındaki kuruluşundan beri Toyota’nın ürün yelpazesi, dünyanın ilk seri üretilen hibrit aracı “Prius”u ve pazara hazır ilk hidrojenli aracı “Toyota FCHV”‘yi kapsayacak kadar genişlemiştir.

Toyota, 2008 yılı itibariyle dünyanın en büyük otomobil üreticisidir. 77 yıldır bu unvana sahip olan General Motors’dan bu ünvanı ele geçirmeyi başarmıştır.

Toyota’nın 1951 yılından beri aralıksız ürettiği “Toyota Land Cruiser” modeli sadece yüksek satış rakamlarına ulaşmakla kalmamış, arazi kabliyeti ve kalitesi sayesinde sınıfında bir efsane haline gelmiştir.

Volkswagen

Volkswagen AG, Almanya’da, 1937 yılında tek model halk tipi otomobil üretimi için Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi tarafından Alman Otomotiv Birliği’ne kurdurulan otomobil firması. Şirketin adı, Almanca’da halkın arabası anlamına gelmektedir. Grubun sahip oldugu markalar Audi, Porsche, Bentley, Bugatti, Lamborghini, Seat, Škoda,Volkswagen Ticari Araçlar ve şubat 2008’den bu yana Scania’dır.[1] Brezilya’daki fabrikalarında VW Titan Tractor adıyla kamyon üretimine başlamıştır. Güney Afrika Cumhuriyeti’ndeki fabrikasında Volksbus adıyla otobüs üretmektedir. 1967’den beri Brezilya Sao Bernardo Campo fabrikasında üretilen Combi modeli, çağdaş güvenlik şartlarına uyum sağlayamadığı için Temmuz 2013’te üretimi durdurulmuştur. Volkswagen slogan olarak ‘Das Auto’yu kullanmaktadır.

Almanca’da “halk arabası” anlamına gelmektedir.

VW amblemi, Porsche mühendisi Franz Xaver tarafından bulundu.
Ekim 1948’den bu yana markanın iki harfi Almanya’nın Wolfsburg şehrini simgeliyor.

Volvo

Volvo dünyanın önde gelen TIR, otobüs, otomobil, iş makinesi, deniz motoru ve endüstriyel motorlar üretimi yapan firmasıdır. Volvo Cars ise 1999’da İsveçli Volvo Group tarafından Ford Motor Company’ye, ardından 2010 yılında Çin’li Geely’ye satılan ve sadece binek araba ve SUV üreten bir otomobil markasıdır. Bunun dışında Volvo Group, uçak endüstrisinden finans sektörüne kadar geniş bir alanda faaliyet gösteren bir holdingdir.

1927 yılında İsveç, Göteborg’da SKF markasının bilya üretici olarak kuruldu. Deniz motorları üreten bölüm ise Volvo Penta olarak adlandırılmaktadır. Bunun dışında Mack tırları da Volvo Group’a bağlıdır. Volvo Cars Ford’a geçtikten sonra kendine ünlü Alman otomotiv devleri Audi, BMW ve Mercedes’i rakip olarak seçmiştir. 2010 yılında Volvo’nun yeni sahibi Geely, Volvo’nun Ar-Ge ve ana üretim merkezinin İsveç’te kalmaya devam edeceğini ve Çin Halk Cumhuriyeti’nde açılacak yeni Volvo fabrikasında sadece Çin’de satılacak arabaların üretileceğini ilan etmiştir.

Simgelerindeki yuvarlak ve ok simyadaki 7 metalden biri olan demiri ve sağlamlığı simgeler. İsimle logo birleştirildiğinde devinimdeki sağlamlık anlamı ortaya çıkar.